Örgüt bağlamında FETÖ problemi

Gülen rahatlamış, Aymaz da kurtulmuştu. Tabii ki, Gülen'in bu konuyu bana açmasının bir sebebi de, hakkında aynı endişeleri duyduğu bana da bir uyarı anlamına geliyordu. Fakat Aymaz için kullandığı argümanların hiçbiri benim için varit değildi.

Aradan ne kadar süre geçti bilmiyorum; hatırladığım 1980 öncesi olduğudur. Bir gün Bozyaka yurdunun taraçasında yalnız başıma oturuyordum. Kuşluk vaktiydi. Kimse yoktu. Biraz sonra Gülen de geldi, kendi yerine oturdu. Bir şeyler söylemek istediğinde takındığı tavrı takındı.

Cemaat içindeki vahdetin lüzumundan bahsetti, tefrikaya götürücü davranışlardan kaçınmamız gerektiğini söyledi, üstünlük duygusunun (o faikiyet dedi) bir zaaf olduğunu, insanın her zaman kendisini sıfırlaması gerektiğini anlattı; sonunda da "Biliyor musun, dün ağabeylerin beni hesaba çektiler. Bana, sen kendinden sonraya Latif Hoca'yı mı bırakacaksın, dediler" dedi.

Buruk bir gülümsemeyle tebessüm ettim, başkaca bir şey söylemeyi zait buldum. Sadece içimden, bundan sonra bana yapacağı haksızlıklara kendince iyi bir kılıf buldu, dedim. Yanılmamıştım. Seneler sonra, Ağabeyler dediklerinden birine bu olayı anlatarak o gün bu konuşmayı yapanlar arasında sen de var mıydın, diye sordum, Güldü, hatırlamıyorum ama olduysa da onu bize de kendisi söyletmiştir, dedi.

Gülen, kendisinden sonrası için beklentisi olanları dengeleme adına, birçok kişiye mavi boncuk takmış olmalı ki, bu moda girenlerin sayısı oldukça arttı. Aylık toplantılardan birinde ve toplantı ortamında kendisine şu mealde bir soru sordum: Size emr-i hak vaki olursa, sizden sonraki şahsı tayin işi nasıl olacak Vasiyet usulüyle mi, seçim usulüyle mi gerçekleşecek Gülen'e bu soruyu sormam toplantıda bulunanlar tarafından önce yadırgandı; fakat Gülen hiç bozuntuya vermeden, ben öldüğümde, "cemaat" kendi Ebu Bekir'ini seçecek duruma gelecek, bir problem olacağını sanmıyorum, dedi.

Gülen'in cevabı herkesi rahatlattı. Çünkü kendini namzet kabul edenlerden her biri Ebu Bekir olmayı kendisine yorumluyordu. Zira her birisinin gönlünde takılı Gülen tarafından verilmiş mavi boncuk vardı. Bunlar kendi aralarında rekabet ederken, Gülen örgüt içindeki konumunu gün güne daha da güçlendirecekti.