Bu savaşın düşündürdükleri
LATİF ERDOĞAN
Amerika- İsrail- İran savaşı, klasik anlamda bir savaş olmanın ötesinde mesajlar içeriyor. İnsanlığın bitiş ve tükenişini bir filim seyreder gibi izliyoruz. Farkında mıyız, tükenen, biten bizleriz. Yani bütün insanlık.
Hiçbir değer ve kıymetin, hiçbir kanun ve nizamın hiçbir anlam ifade etmediği; disiplin ve teamüllerin yerlerde süründüğü böylesi bir dönemi bir başka insanlık çağı yaşamış mıdır, yaşamamış mıdır, bilmem ama; yaşanılanlar bana çok ürkütücü geliyor.
İnsani değerlerin bütünü bir tek değerde toplanılmak istense herhalde o değer "emanet" olurdu. İşte o değeri kaybettiğimizi haykırmak istiyorum.
Evet, "Biz emaneti göklere, yerküreye ve dağlara teklif ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu insan yüklendi. Kuşkusuz insan çok zalim, çok cahildir." (Ahzab, 72) ayetinde anlatılan, emaneti kaybettik.
O emanet ki, onunla insan kendi aidiyetini idrak eder kulluğa uyanır. O emanet ki, onunla hayat rastgele bir süreç olmaktan çıkar sorumluluk yüklü bir yürüyüş olur. O emanet ki, dünyayı sahip olunan bir meta olmaktan çıkarır, insanın imtihan alanı haline getirir. Bize verilen her dünyalık imtihan vesilesi bir emanettir. O emanet ki, onunla din emaneti doğru taşımanın adı olur.
Tevhid, emanetin sahibini tanıtmaktır. İbadet emaneti doğru taşımanın ritmi ve bağlılık disiplinidir. Ahlak emanetin iç kalitesidir. Adalet, emanetin toplumsal formudur. Ahiret emanetin hesabı ve teslim günüdür.
Beşeri bütün ilişkilerde, ahitlerde, anlaşmalarda başat kavram yine emanettir. Aile hayatı emanet üzerine kurulur, emanetle varlığını sürdürür. Uluslararası bütün ahitler ve anlaşmalar aynı değerle hayata geçirilir, aynı değerle fonksiyonlarını eda ederler.
Emanetin yitirilmesi cemiyet hayatını kıyamet boşluğuna sürükler. Kimsenin kimseye güveninin kalmadığı yerde hiçbir pozitif ilişkiden söz edilemez. Sosyal hayat durur. Bu sebepledir ki Efendimiz, "Emanet kaybedildiğinde kıyameti bekleyin" buyurur.
Amerika- İsrail stratejisi ve tarihi çok önceden belirlenmiş bir oyunu devreye sokarak, İran'ı bir açmazın çemberine sıkıştırmış bulunuyor. Verilemeyecek tavizler isteyerek müzakereleri devre dışı bırakıp kaba gücün baskısıyla İran'ı çökertmek ve İran'a çökmek istiyor.
Bu meyanda İran da akıl tutulmasına benzer bir panikle hiç yapmaması gereken hamleler yapıyor; oralardaki Amerikan üslerini gerekçe göstererek Müslüman ülkelere saldırılar gerçekleştiriyor. Hatta bindiği dalı kesme anlamında bir densizlikle bize; her türlü tarihi bağı inkar anlamında bir çılgınlıkla Azerbaycan'a füze atıyor.
Amerika, aynı anda aralarında dini lider Ali Hamaney'in de bulunduğu 48 üst düzey kurmayı toplantı halindeyken vuruyor, hepsini katlediyor. Bu da bize İran'ın nasıl bir iç ihanete maruz bırakıldığını gösteriyor.

21