15 Temmuz sarmalında FETÖ

Ülke içinde çok büyük darbe yediklerinde şüphe olmamakla beraber, yurt dışı faaliyetlerinde aynı şeyi söylemek zordur. Mevcut hükümetimizin, onların bulundukları ülkelerle siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkileri FETÖ'nün o ülkedeki konumunu ve durumunu belirleyen en önemli faktördür.

Bir de işin başından beri bu örgüte yatırım yapan Amerika, İsrail gibi ülkeler var ki, onlar kendilerine ait böylesi bir projeyi elbette bir çırpıda alıp atacak değillerdir. Kullanabildikleri ölçüde kullanacaklar, kullanmaları imkansız hale geldiği zaman da ya başkalarına devredecekler ya da tasfiye yoluna gideceklerdir.

Ayrıca FETÖ elemanları, içinde bulundukları ülkelerde, aynen Türkiye'de olduğu gibi o ülkenin belli devlet kademelerine de yerleşmiş durumdalar. Özellikle o ülkelerdeki okullar, üniversiteler, eğitim kurumları onların oralarda elit bir tabaka oluşturmalarını da temin etmiş durumda. Dolayısıyla onları o konumdan söküp atmak ancak o ülkenin devlet politikasıyla gerçekleşebilir.

Bu politik kararlılık elbette devletimizin gerçekleştireceği lobi faaliyetleriyle mümkün hale gelebilir. Bence bu konuda hassas davranılmaları bu tür lobi faaliyetlerine hem öncelik verilmeli hem de odaklanılmalıdır.

FETÖ'nün kullandığı en önemli taktiğin takiyye olduğu asla unutulmamalıdır. Şimdilerde bu takiyyenin merkez üstleri tekkeler, zaviyeler, hayır kuruluşları ve devletle problemi olmayan dini cemaatlerdir. Hatta devlete en yakın olanlar tercih sebebidir.

Burada isim vermeyi uygun bulmuyorum, ama pek çok tarikat FETÖ tarafından kuşatılmış bulunuyor. Gayeleri elbette o tarikatın manevi yanından istifade etmek değildir; birincisi varlıklarını oralarda sürdürmek. İkincisi, o tarikatları da devlet karşıtı konuma çekmek, üçüncüsü, oraları örgüt adına yaptıkları görüşmelerin adresi haline getirmektir.

Aynı taktiğin yurt dışındaki tekke, zaviye ve dergahlarda uygulandığında da şüphe yoktur. FETÖ kimliği ile artık bir işe yaramayacaklarını elbette onlar da bilmektedir.

15 Temmuz sonrası yedikleri darbe sebebiyle yurt içindeki finans kaynakları büyük ölçüde zaafa uğramış olsa da tamamen tükenmiş değildir. Çünkü hala FETÖ'yü bir dava olarak gören ekonomik durumları iyi kişiler vardır; ve bunlar eskiden açıktan yaptıkları desteği artık kapalı yapmaktadır. Diğer taraftan eskiden beri beslendikleri dış mihraklar da yaptıkları mali desteği kesmiş değillerdir.