Sanayi sitesinde sabah sekiz, kepenklerin sırayla yukarı kalktığı saattir. Soba yeni tutuşmuş, havada yağ, talaş ve demlenen çay kokusu karışır. Bir genç, katlanmış özgeçmişiyle üçüncü dükkânın önünde durur. Usta tezgâhın başında, gözlüğünü alnına itmiş, bir dişliyi ışığa tutar. "Tecrüben var mı evladım" diye sorar, gözü dişlide. "Yok usta." Usta dişlinin dişlerini parmak ucuyla sayar, sessizlik uzar.
O sessizlik, iki kişinin arasında bir kapının açılıp açılmayacağını bekler. Eski dilde o kapının genişliğine mecâl derdik. Takat anlamına gelen bu kelimenin Arapçadaki aslı, dolaşılacak alanı da içine alır. "Mecâli kalmadı" diyen kişi çoğu zaman yorgun bir omuzdan çok, daralmış bir ufku anlatır.
TÜİK 27 Ekim'de Eylül verilerini açıkladı: işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 8,4'e çıktı, işsiz sayısı 2 milyon 967 bine yükseldi, genç işsizlik yüzde 14,8'e tırmandı. Manşetlerin pek uğramadığı gösterge ise yüzde 31,2'lik atıl işgücü oranı. İşsizlerin yanına, çalıştığı süre kendisine yetmeyenleri ve potansiyel işgücünü de katan bu ölçü, emeğin ne kadarının atıl kaldığını anlatır. Tezgâh başındaki o kısa konuşma, bu rakamların gündelik hâlidir.
Daralmanın insanın içinde ne yaptığına bilim de bakıyor. Steven Maier ile Martin Seligman 2016'da, yarım yüzyıl önce "öğrenilmiş çaresizlik" adıyla kurulan kuramı yeniden okudu. Vardıkları sonuç sanılanın tersiydi: uzun süren ve denetlenemeyen sıkıntı karşısında pasiflik sonradan öğrenilen bir şey olmaktan çok, önce gelen varsayılan tepkiydi. Öğrenilmesi gereken, çabanın sonucu değiştirebildiğiydi. Deney laboratuvarda yapıldı; sonucu bir ülkenin sokağına olduğu gibi taşımak haksızlık olur. Yine de yönünü gösterir: insan eyleminin karşılık bulduğunu gördükçe eyleme döner. Cevapsız kalan her başvuru, bu öğrenmenin tersine işleyen küçük bir ders verir.
Fırsatın nereden geldiği sorusu da aynı tezgâha çıkar. Mark Granovetter 1973'te, iş imkânlarının çoğu zaman yakın dostlardan değil, seyrek görüşülen tanıdıkların köprülerinden aktığını ileri sürdü. 2022'de Science dergisinde yayımlanan, yaklaşık yirmi milyon LinkedIn kullanıcısını kapsayan deneyler bu görüşü sınadı ve destekledi; en çok iş getiren bağların en uzak olanlar değil, orta ölçüde uzak olanlar olduğunu da gösterdi. Yakın çevre bildiğimizi bilir. Köprü, bilmediğimiz bir dükkânın kepengini kaldırır. Bir gence staj yeri bulmak, meslek değiştirene yeni bir ağ açmak, bir ustanın bilgisini genç ellere ulaştırmak bu köprülerin inşasıdır.

17