Bir hard diskten veriyi sildiğinizde, hatta üzerine "Shift+Delete" yapsanız bile o veri aslında silinmez. İşletim sistemi sadece o alanın üzerine "yeni bir şey yazabilirsin" izni verir. Adli bilişimcilerin yıllar önceki dosyaları geri getirebilmesi bundandır. Çünkü fizikte ve dijitalde "yok oluş" yoktur, sadece dönüşüm vardır.
Bizim "Ctrl+Z Nesli" dediğimiz kitle, hatta bu konfora alışan hepimiz, bu teknik gerçekten bihaber yaşıyor. Hatayı ekrandan sildiğinde, o hatanın getirdiği utancın da buharlaşıp uçtuğunu sanıyor. Oysa bilinçaltımız, dünyanın en gelişmiş ve acımasız "Log kayıt tutucusu"dur. Sildiğini sandığın her anı, her kalp kırıklığı, her yalan; diskin "Bad Sector"lerinde, yani ruhun hasarlı alanlarında birikmeye devam eder.
Yazılım dünyasında, başı sonu belli olmayan, karmaşık, düzensiz ve eklemelerle şişmiş yapılara "Spagetti Kod" denir. Çoğu insanın hayatı, otuzlu yaşlarına geldiğinde tam bir spagetti koda dönüşür. İlişkiler karışık, kariyer hedefleri dolanık, prensipler birbirine girmiştir. Acemi yazılımcı, bu karmaşayı görünce "Bu proje adam olmaz, silelim baştan yazalım" der ve kaçar. Tıpkı hayatındaki zorluktan kaçan insan gibi. Oysa kıdemli bir mühendis asla silmez; "Refactoring" yapar.
Refactoring; sistemi yıkmadan, kodu silmeden, sadece iç yapısını temizleyerek ve sadeleştirerek iyileştirmektir. İnsanın kendi nefsini terbiye etmesi de tam olarak budur. Kendini dağlara vurup kaçmak değil; şehrin, kaosun, o spagetti kodun içinde kalıp, sabırla kendini optimize etmektir. Çünkü eski hatalarımızdan utanıp onları silmeye çalışsak da, teknoloji dünyası trilyonlarca dolarını "Legacy Code" (Miras/Eski Kod) üzerinde döndürür. O kodlar eskidir, hantaldır ama test edilmiştir. Gençlik hataların, o "kusurlu" sandığın geçmişin, senin "Legacy"ndir. Onu silip atarsan, tecrübeni de çöpe atmış olursun.

25