Hesap kıyıda kesilir

Çarşamba öğle saatlerinde Bulgaristan açıklarında bir konteyner gemisinin güvertesinden duman yükseldi. Liberya bayraklı CONTSHIP JET'i üç insansız deniz aracı vurmuştu. Yangın çıktı, gemi bir yanına yatmaya başladı. Bulgar makamlarının anlatımına göre on kişi filikayla ayrıldı, sekiz kişi güvertede kaldı. Üç kurtarma gemisi bölgeye açıldı; bölgede görevli bir Fransız deniz uçağı olanı kaydetti. Aynı sırada Sofya'da Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'nın savunma bakanları Karadeniz'in güvenliğini görüşüyordu.
On sekiz kişinin tamamı kurtarıldı. Gemi, 421 konteynerle, on iki saat kadar sonra, Çarşamba'yı Perşembe'ye bağlayan gece yarısında battı. Yirmiden fazla konteyner denize düşmüştü. Saldırının sorumlusu resmen açıklanmadı.
Basına yansıyan sayıma göre CONTSHIP JET, Ekim başından bu yana Batı Karadeniz'de saldırıya uğrayan beşinci gemiydi. Bu ay Türk sahipli olduğu bildirilen Royad Mammadov 5 Ekim'de Romanya açıklarında, Alfa Watan 6 Ekim'de Bulgaristan açıklarında, Azov Concord ise 13 Ekim'de yine Bulgaristan açıklarında battı. Royad Mammadov'da iki kişinin öldüğü bildirildi.
Akla aynı soru geliyor: kıyıdan uzakta vurulan bir geminin hesabı bizim sofraya nasıl uzanır Ben buna kıyı muhasebesi diyorum. Denizde vurulanın faturası kıyıda kesilir.
Hesabın ilk kalemi insan hayatı, sonraki kalemleri fiyattır. Bir deniz yolu tehlikeli hâle geldiğinde sigorta primi yükselir, prim navluna, navlun ürünün etiketine biner. Rotası değişen yük gecikir, gecikme bir fabrikanın hattında beklemeye döner. Zincirin sonunda, saldırıyla hiçbir ilgisi olmayan birinin alışveriş sepeti durur. Türkiye bu zincirin iki ucunda da yer alıyor: gemi sahibi olarak ve ticaretin, enerjinin, tarım ürünlerinin dünya pazarına çıktığı yolun kıyı devleti olarak.
Ankara'nın hem Rusya hem Ukrayna ile temasını sürdürdüğü, aynı zamanda denizde güvenliği gözettiği biliniyor. Diplomasi iki tarafla temas hattını açık tutar. Bu hattın karşılığı denizde, gemilerin rotasında görülür.
Sofya'daki toplantı bu karşılığı aramak için yapıldı. Üç bakan ticari gemilere yönelik saldırıları ortak bildiriyle kınadı, Karadeniz için üçlü bir koordinasyon mekanizması kurulmasını kararlaştırdı, kısa sürede Bükreş'te ve Ankara'da yeniden toplanmayı görüştü. Üç ülkenin mayın karşı tedbirleri görev grubu zaten çalışıyor. Bildiri Montrö Sözleşmesi'ne ve uluslararası hukuka uyulmasını, NATO'nun caydırıcılığını da vurguluyor.