Anadolu'dan İstanbul'a uzanan hikâyeler...
Yokluk içinden çıkan sanayiciler...
Devlet eliyle kurulan fabrikaların gölgesinde büyüyen tüccarlar...
Sıfırdan yaratılan sermayeler...
Bugün büyük holdinglerin internet sitelerine bakın; hemen hepsinin öyküsü küçük bir atölye, mütevazı bir dükkân, cesur bir girişimle başlar. Cumhuriyetin ilk kuşak sermayedarları yoklukla mücadele etti ama kurallar belliydi. Devlet yerli sanayiyi büyütmek için korumacı bir şemsiye açmış, üretimi önceleyen bir yön çizmişti.
Aradan geçen yüz yılda dünya değişti.
Teknoloji değişti.
Sermayenin doğası değişti.
Artık çalışarak, üreterek "sıfırdan zengin olmak" romantik bir anlatıdan ibaret.
ünkü bugünün ekonomik düzeninde başlangıç çizgisi herkes için aynı değil.
Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD) 40 yaş altı yöneticileri ve iş insanlarını bir araya getiriyor. Başkanı genç bir kadın: Başak Öğütken etinkaya.
Gazetemizi ziyaretinde yaptığımız sohbette değişen sermaye yapısını ve genç iş insanlarının kırılgan zeminini konuştuk. etinkaya'ya göre en temel sorun belirsizlik. Gençler bugün üç cephede birden mücadele ediyor:
* Ekonomik istikrarsızlık
* Finansmana erişim eşitsizliği
* Adil rekabet sorunu
Bunlara hukukun öngörülebilir olmadığı, kuralların sık değiştiği bir ortamı ve toplumsal güven erozyonunu ekleyin. Böyle bir iklimde uzun vadeli yatırım cesareti kalır mı
Türkiye'de servet birikimi giderek daha kapalı bir çevrede dönüyor. Kamu ihaleleri, teşvik mekanizmaları ve büyük kredi paketleri belirli ölçeklerin üzerinde yoğunlaşıyor. Genç bir girişimci için teminatsız banka kredisi neredeyse imkânsız.
Risk sermayesi sınırlı, melek yatırımcı ağı dar. Böyle bir tabloda "çalış, üret, büyü" formülü tek başına yetmiyor.
etinkaya, yüksek enflasyonun gençleri daha ihtiyatlı davranmaya zorladığını söylüyor:
"Yatırım kararları küçülüyor, büyüme planları kademe kademe ilerliyor. Kur dalgalanmaları ise ithal girdiye bağımlı üretim yapısının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor."
EĞİTİM REFORMU ŞARTDönüşümü ıskalayanın rekabet şansı yok. Ancak eğitim politikaları iş dünyasının dönüşüm hızına yetişemiyor. Nitelikli işgücü açığı büyürken gençler diplomalı ama donanımsız mezun oluyor. Üniversite-sanayi işbirliği çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor.

20