Adaletin terazisi hiçbir görüşün gölgesinde kalmamalı

2026-2027 adli yılının başlamasıyla birlikte, yeni adli yılın başta ülkemiz olmak üzere hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza ve tüm yargı camiamıza hayırlı olmasını yürekten diliyoruz.

Şüphesiz önümüzde yoğun bir mesai dönemi var. İcra dosyaları, boşanma davaları ve adli vakalar başta olmak üzere birçok alanda dosya sayılarının ciddi boyutlara ulaştığı görülüyor. Hâkimlerin, savcıların ve avukatların önünde yoğun bir çalışma temposu bulunuyor.

Ancak bütün bu yoğunluğun içerisinde milletimizin en büyük beklentisi bellidir: Hak, hukuk ve adaletin eksiksiz bir şekilde tecelli etmesi.

Bu millet artık soru işaretlerine ve spekülasyonlara yol açabilecek kararlar görmek istemiyor. Soruşturmalar yürütülürken insanların siyasi görüşleri, düşünceleri veya mensup oldukları herhangi bir zihniyetin karar süreçlerine gölge düşürmesini istemiyor.

Artık suçun şahsiliği ve masumiyet karinesi gibi hukukun temel ilkelerinin herkes için eşit şekilde uygulanmasını istiyoruz.

Suç işleyen elbette hukuk çerçevesinde cezasını çekmelidir. Ancak "kurunun yanında yaş da yanmasın." Hiç kimse işlemediği bir suç nedeniyle mağdur edilmemeli, insanların hayatları deliller yerine önyargılar üzerinden şekillenmemelidir.

Toplumda geçmişten bugüne yaşanan mağduriyetler nedeniyle ciddi bir adalet beklentisi oluştuğu da inkâr edilemez. Bu nedenle yeni adli yılda yargı kurumlarımızın vereceği her karar, yalnızca tarafları değil, toplumun adalete olan güvenini de yakından ilgilendirecektir.

ENGELLİLERİN SESİ DE DUYULMALI

Adli yıl vesilesiyle bir parantezi de engelli vatandaşlarımıza açmak gerekiyor.

Sağlık kurulu raporu almak isteyen engelli bireylerin hastanelerde yaşadıkları sorunlar, rapor süreçlerinde karşılaştıkları güçlükler ve değerlendirmelerde yaşanan sıkıntılar, uzun süredir gündemde.

Özellikle ÖTV muafiyeti gibi haklardan yararlanmak isteyen engelli vatandaşların rapor süreçlerinde yaşadıklarını ifade ettikleri sorunların da titizlikle ele alınması gerekiyor.

Engelli vatandaşların hak kaybına uğramaması için sağlık kurulu değerlendirmelerinin objektif, şeffaf ve bilimsel kriterlere göre yapılması büyük önem taşıyor.