Yazar, Türkiye'de muhalif sindirme algısının demokrasiye olan umudu zedelediğini ve bu nedenle insanların ironik dille eleştiri yaptığını savunuyor. Suçluların cezalandırılması gerekse de, yargının muhalefete karşı orantısız güç kullandığı algısının yaygın olduğunu ileri sürüyor. Peki, anketlerde iktidarın hala öncü çıkarılması bu algının yanlışlığını mı gösterir, yoksa anketlerin güvenilirliğini mi sorgulamamız gerekir?
Bir umuttur Macaristan...
Tabii ki bu ironik bir başlık.
Niye böyle söyledim
İnsanlar demokrasiden, sandıktan umutlarını kesmesinler diye.
Hani hep diyorduk ya;
"Daha Ekrem İmamoğlu belediyeleri kazanana kadar AKP kimseye bir şey vermez, asla gitmez, bunun elinden kimse bir şey alamaz..."
Evet, bu konunun sandıkla öyle olmadığını Ekrem İmamoğlu'nun belediyeleri kazanmasıyla Türkiye'de bir demokratik umut oluşmuştu.
Ancak siyasal iktidarın, yolsuzluk operasyonları adı altında CHP'yi tarumar ettiği ortada.
Öyle olmasa da algı böyle.
Dolayısıyla burada ben, şu ya da bu, hangi görüşte olursa olsun, hangi parti olursa olsun başkalarının hırsızlıklarını savunacak değilim.
Suç işlemişse herkes bedelini ödesin. Bu ayrı.
Ama Türkiye'de bu operasyonların, yargı yoluyla muhalif sindirme algısını güçlendirdiği de bir gerçek.
Ve bu algı, demokrasiye, sandığa olan umudu zedeleyen bir noktaya doğru gidiyor.
İşte tam bu noktada, sanki imdada Macaristan yetişti gibi...
Dikkat ederseniz Türkiye'de iktidar yanlısı ya da karşıtı olan aydınlar ve gazeteciler, Macaristan konusunu gereğinden fazla işlediler.
ünkü bunun sebebi şu:
İktidara yönelik eleştirilerde hedef olmaktan korkan herkes, ironik mesajlarla Türkiye'de iktidarı eleştirmeye çalışıyor.
İşte bu yüzden "Bir umuttur Macaristan" diyerek bu bakış açımı sizlerle paylaşmak istedim.
Evet, iktidar iyi yapıyor, kötü yapıyor bir yana...

5