Kızlar evde otursun, çocuk da bakabilsinler

"Evde kız kalmadı hepsi sokakta / teşvik etme Reis kalsın ocakta / boşanmalar arttı çocuk ortada / evde kalsın kızlar ne olur Reis / günde sekiz saat aynı odada / namahrem erkekler otuz yıl burda / senin zihnin bozuk dedi bu çağda / evde kalsın kızlar ne olur Reis"

İki gündür Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a hitaben yazılan ve kadın istihdamını eleştiren bu şarkıyı dinliyor ve anlamaya çabalıyorum: Reis'ten tam olarak ne istiyor, şarkıyı yapan arkadaşlar

Sosyal medyayı gerçek anlamda sallayan bu şarkıyı yapan arkadaşların iyi niyetlerine ve aslında ne istediklerine dair tek bir şüphem yok. Kadının "kadın", erkeğin "erkek", mahremin "mahrem", namahremin "namahrem" olarak konumlandığı bir dünyanın fıtrata daha iyi geleceğine dair benim de sahip olduğum o inançla çıkıyorlar meydan ortasına. Ve fakat, gavurların da dediği gibi "it's not sooo easy" yani "Bu hamur çok su kaldırır."

Şurasından başlayayım. Modern hayatta değişen ihtiyaçlar ve "makbul üretim-mecburi tüketim dengesi" insanı kadın erkek ayırmaksızın çalışmaya zorlayan bir düzen kurmuş durumda. Almanya'da bu oran 10'a 7 mesela. Aktif olarak iş gücüne katılabilecek 10 kadından 7'si çalışıyor. İtalya'da 5'i, Türkiye'de de 3,5'u. İlginçtir ki Suudi Arabistan'da da bu oran 3,5. Yani meselenin "daha dindar, daha az dindar, daha gavur, daha az gavur" olmakla ilgisini kurmak zor. Zenginlik-fakirlik tablosu da değil pek. Daha ziyade "içselleştirilmiş kapitalizm" üzerinden okunabilir bu tablo.

Yeni dünyanın mottosu "üretime katılmıyorsan hiçsin, tüketmiyorsan yoksun" olunca herkes niçin çalıştığını da pek bilmeksizin deli gibi çalışıyor. Temel ihtiyaçların temelsiz şekilde belirlenen ve o telefonu, o elbiseyi, o aboneliği, o tatili alamazsa ölecek gibi olan yeni insanın yeni mecburiyeti çalışmak ve tüketmektir.

Dolayısıyla "Kızlar evde otursun, çocuk da bakabilsinler" yaklaşımı mevcut düzenin alternatifini ortaya koymaksızın, "yeni bir insan modeli" üretmeden imkanlı değildir. Ve şarkıyı yapan arkadaşlara üzülerek ifade etmeliyim ki Reis'in bu konuda yapabileceği pek bir şey yoktur. Birkaç lehte ya da aleyhte düzenleme bu manzarayı ortadan kaldırmaz, kaldıramaz. Türkiye'deki kadınların hepsine "ev maaşı" bağlansa olmaz. Çünkü orada dinamik "işe yaramak, bağımsızlık, özgürlük" gibi meseleler üzerinden işliyor ve burada söylem üstünlüğü açıktır ki kadim dünyadan değil, yeni çılgın dünyadan yana.

Bugün "çalışmayan kız" başlığı herhangi bir erkek için de gayet sorunlu bir başlıktır ayrıca. "Hanemize daha çok para girebilecek ve biz daha çok tüketebilecekken niye çalışmasın ki" cümlesinin de içinden pek çıkılamaz. Eğri oturup doğru konuşalım. Şarkıyı yapan kardeşlerimizin pek çoğu da "hayat" diye önümüze konulan heyulayla karşılaşınca tornistan edip "aslında şurada düzgün bir işyeri varmış" demeye başlayabilirler. Niye Çünkü içine düştüğümüz hayat "kurdun dişine kan değiren hayat"tır da ondan.