"Islak Gömlekli Yeni Mehdi" başlıklı yazımı "AK Parti seçmeninin kalp kırıklıkları bahsini açamadım yer darlığından. Onu da konuşuruz en kısa zamanda" cümlesiyle bitirmiştim. Sözümde durayım.
AK Parti'ye oy veren insanların oluşturduğu uzayda 3 katman var gördüğüm kadarıyla. Birinci katman "Reis'in hatırına katmanı." Reis'in varlığı, bu insanların elinin bir başka partiye gitmemesi sonucunu doğuruyor. Fakat bu katman aynı zamanda "Reis'e oy veririm ama AK Parti'ye vermem" demeye en yakın katman. Bu katman açısından Tayyip Erdoğan ile AK Parti birbirinden epeyce ayrı iki "mesele."
İkinci katman, "romantik" denilebilecek ve AK Parti'nin sadece kendisini temsil ettiğini değil, AK Parti'nin bizatihi davasının, kavgasının da merkezi olduğunu düşünen, dahası uğradığı her türlü hayal kırıklığına rağmen bu romantizmi yok etmeyen bir "bağlılar" katmanı. Her türlü hayal kırıklığına, beklentilerinin karşılanmamasına rağmen bu katman her seferinde "AK Parti" diyor. Burada ya kendisi ya da ailesi "başından beri AK Partili" olan insanlar ağırlıkta.
Üçüncü katman ise sayıları hiç de azımsanmayacak rakamlara ulaşan "teşkilat mensupları katmanı." Valla kusuruma bakılmasın ama neredeyse 10 yıldır bu katmanla ilgili herhangi bir umudum da, herhangi bir beklentim de yok. Daha ziyade "benzemezlerin toplama kampı" gibi duruyor epeydir AK Parti teşkilatları. "Deve dişi gibi adam" bulmak şöyle dursun "politikadan anlayan adam" bulmak gittikçe zorlaşıyor.
İlk iki katmanın ortaklaşan epeyce derdi var. Üçüncü katmanın ise kendisine herhangi bir meseleyi dert edindiğini pek zannetmiyorum. Ve evet, istisnalar kaideyi güçlendirir.
Birinci ve ikinci katmanın ortak ve en büyük derdi hiç şüphe yok ki Türkiye'nin geldiği ekonomik vasat. Cebindeki paranın kıymetinin olmasını, geleceğe biraz da olsun güvenle bakmayı istiyor bu katmanlar. AK Parti'nin asıl ilkesinin epeydir "etten önce kazana düşmemek, riski bölüşmemek" olduğunu ve bu hususta bir iletişim süreci yürütmediğini de görüyorlar bana sorarsanız. Bu da AK Parti'ye oy veren bu katmanlarla AK Parti'nin arasını "açıyor" ister istemez.
Birinci katmanın büyük oranda, ikinci katmanın ise tamamen kapıldığı hayal kırıklıkları ise "sosyolojik sorunlar" kümesi. Başıboş köpekler sorununda, aile krizi sorununda, eğitim sorununda, ahlâk sorununda bu katmanlar AK Parti'yi "bir şeyler yapabilecekken yapmamakla" ve daha da önemlisi "beklentilerinin tam tersi işler yapmakla" suçluyorlar.

12