Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Hürriyet'ten Sayın Abdulkadir Selvi 6 Mayıs 2026 günkü "Trump savaşı bitirecek" başlıklı yazısında "Trump" güzellemesi yaptıktan sonra "Cami düşmanlığı Saadet Partisi'ne mi kaldı" ara başlığı ile Saadet Partisi'ni ve değerli Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan'ı "cami düşmanı" olarak ilan edivermiş. Gerekçesi de, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın "Şule Aydın ile tatava yok" programındaki, "En fazla ihtiyacımız olan şey; dünyanın en büyük motor fabrikasını mı yapmak dünyanın en büyük camisini mi yapmak" sözleri olmuş. Selvi'ye göre Milli Görüş deyince, akla sadece cami gelirmiş, imam hatip gelirmiş, takkeli, sakallı temiz yüzlü Müslümanlar akla gelirmiş. Sayın Selvi'nin Saadet Partisi'ne biçtiği yer burası. Sayın Selvi, Saadet Partisi'ni ve Genel Başkanı'nı "cami düşmanı" ilan ederken, Erbakan Hoca'mızın kurduğu "Gümüş Motor" fabrikasını ve "Devrim Otomobili"ni dillendirerek, iddiasını güçlendirmeye çalışmış. Erbakan Hoca'mız üzerinden, mesnetsiz iddiasını güçlendirmeye çalışırken bile, üretmeye çalıştığı algının bayağılığı ve tutarsızlığı altında ezildiğini görmezden geliyordu. Sayın Selvi'ye derim ki: "Sayın Selvi, AK Parti'yi ve lideri Sayın Erdoğan'ı korumak ve kollamak için aklına sadece Saadet Partisi'ni ve Genel Bakanı Sayın Arıkan'ı cami düşmanı olarak ilan etmekten başka bir şey gelmiyor mu Sayın Arıkan'ın, "Motor fabrikası yapmayı tercih ederim" sözünü söylemesinin altında yatan şu gerçeği niçin görmek istemiyor. Arıkan demek itiyor ki: "Sayın Erdoğan Türkiye'nin dört bir yanını büyük camilerle donattı ve Türkiye'nin cami ihtiyacını karşıladı. İnancımızda camiler fethin sembolüdür. Buna eyvallah, ancak fabrikalar ise Türkiye'nin bağımsızlığının sembolüdür. Sayın Erdoğan, yedi düvelle savaştığından fabrika yapmaya imkân bulamadı. Biz iktidara geldiğimizde fethin sembolü olan her büyük caminin yanına, bağımsızlığımızın sembolü bir fabrika yapmayı tercih edeceğiz." Sayın Arıkan'ın sözünü böyle okumak varken, sizin gibi duayen bir gazetecinin Saadet Partisi'ni "cami düşmanı" olarak ilan etmiş olması, sizi hak nazarında küçük düşürmez mi Sayın Selvi; hesap günü var, hesap gününde herkese yaptığı, yazdığı her şeyin hesabi sorulacak, o gün hesabını vermekte zorlanacağınız köşeli sözlerden kaçınmanızı salık veririm.
YANILGILAR
Sayın Selvi; Erbakan Hoca'mızın en meşhur sözlerinden birisi de, "Beni AK Parti'nin günahlarına ortak etmeyin" talebidir. Erbakan Hoca'mızın bu sözünü duymuş olduğunuza inanırım. Siz niçin Erbakan Hoca'mızı AK Parti'nin ve Sayın Erdoğan'ın günahlarını örtmek için kullanıyorsunuz. Diyorsunuz ki; "Sayın Erdoğan Erbakan Hoca'nın bütün hedeflerini gerçekleştirdi." Bu iddianızın büyük bir yanılgıdan ibaret olduğunu siz de biliyorsunuz.
Siz demek istiyorsunuz ki: "Erbakan Hoca İslam Birliği diyordu ama gerçek niyeti Avrupa Birliği idi. Erdoğan Erbakan Hoca'nın bu niyetini gerçekleştirmek için çalıştı." Ve yine siz diyorsunuz ki; "Erbakan Hoca Adil Düzen diyordu ama gerçek niyeti faizci kapitalist düzeni yürütmek idi. Erdoğan Erbakan Hoca'nın bu niyetini gerçekleştirmek için faizci kapitalist düzeni yürütüyor."
Ve demek istiyorsunuz ki; "Erbakan Hoca maneviyatçı bir eğitim diyordu ama gerçek niyeti materyalist eğitimi yürütmek idi. Erdoğan Erbakan Hoca'nın bu niyetini gerçekleştirmek için materyalist eğitimden taviz vermiyor." Ve siz diyorsunuz ki; "Erbakan Hoca, D-8'i kurdu, D-60, D-160 diyordu ama gerçek niyeti ABD ve İsrail ile stratejik ortaklık kurmaktı. Erdoğan Erbakan Hoca'nın bu niyetini gerçekleştirmek için ABD ve İsrail'i stratejik ortak edindi."
Bir de diyorsunuz ki; "Erbakan Hoca mezarından doğrulsa bunları, 'sizi gidi sizi cami düşmanları' diye kötekle kovalardı." Bu önemli bir iddiadır. İspatı da size düşer. Erbakan Hoca'nın mezarına kerameti kendinden menkul hocalarınızla gidin, okuyun, üfleyin, O'nu mezarından doğrultun, bu dediklerinizi Hocamız söylesin bakalım. Biz inanıyoruz ki böyle bir şey olması halinde Erbakan Hoca'mız; "Sayın Selvi, niçin beni AKP'nin ve Sayın Erdoğan'ın günahlarına ortak etmek için çırpınıp duruyorsun. Kendine gel, kendine gel, kendine gel" sözünü söyleyeceğini duyar gibiyiz.

4