Namaz, Cihat ve Teşkilat

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Namaz dinin direği, cihat zirvesi, ümmet ve teşkilat halinde disiplinli bir topluluk olmak ise İslam'ın kıvamıdır. Yani her fert ve toplum şehadet kelimesini getirip İslam'a girdikten sonra, namazını ikame edecek, Allah yolunda adil bir düzenin kurulması için cihat edecek, insanları hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülüklerden insanları alıkoyan tek bir ümmet olacaktır. Böyle olanlar gayba; Allah'a ve iman esaslarına inanırlar, namazı ikame ederler, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiklerinden infak ederler. Onlar namazı ikame ederler, zekât verirler, rükû edenlerle birlikte rükû ederler. Cihat ederek ve namazı ikame ederek Allah'tan yardım isterler. Ve namazı ikame etmek, o Müslümanlara ağır gelmez. Millî Görüş demek, İslam'a din ve düzen olarak teslim olmak demektir. Allah geçmişte İsrailoğulları'ndan; "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı ikame edeceksiniz, zekâtı vereceksiniz" diye söz almıştır. Burada sayılanlar, fert ve toplum hayatının saadeti için gerekli olan şeylerdir. Millî Görüş şuuruna sahip her Müslüman; namazı ikame eder, zekâtı verir. Ne iyilik yapmışsa, sonuçta kendisi için yapmış olur. Müslüman, hayatının her safhasında temiz ve düzenli olur.

TEMEL DURUŞ

İslam, fert toplumların din ve düzen olarak yüzlerini Batı'nın faizci kapitalizmine, Doğu'nun inkârcı sosyalizmine döndürmeleri değildir. Asıl İslam; Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman etmek; Allah'ın verdiği nimetleri yakınlarla, yetimlerle, yoksullarla, yolda kalmışlarla, mağdurlarla paylaşmaktır. Namazı ikame etmek, zekâtı vermek, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirmek ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda direnmek ve sabredebilmektir. İşte bunlar, İslam yolunda olanlardır. Müslüman'ın temel duruş yeri, Batıcılık ve Doğuculuk değil, İslam'a din ve düzen olarak teslim olmaktır. Kur'an'da "münafık" kavramıyla tanıtılan kesim ise Müslümanlar için çok tehlikeli bir kesimdir. Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar. Bu istismarcılardan uzak duran kazanır. Gerçek Müslüman; Kur'an'a ve önceden indirilene iman eder, namazı ikame eder, zekâtı verir. Bunlar dünya imtihanını kazanıp ebedi saadete kavuşacak olanlar olacaktır. Gerçek müminlerin velisi Allah'tır, onlar şeytanın izinden yürümezler.

CİHAT

Cihat; bir meselenin çözümü için bütün gücümüzle, bütün zorluklara tahammül ederek canla başla çalışmaktır. İslam'ın bir esası olarak cihat: Hakkın hâkim, Allah'ın bildirdiği hak ve adalet esaslarının üstün olması, batılın zail kılınması ve tüm insanlığın huzur ve hürriyete kavuşması, barış içerisinde yaşaması için bütün gücümüzle ve hiçbir dünyevi karşılık gözetmeksizin çalışmaktır. Aziz milletimize, İslam ümmetine ve tüm insanlık âlemine karşı sorumluluklarımızı kuşanmaktır. Özet olarak cihat; adil bir nizamı kurmak ve yürütmek için bütün gücümüzle, hep beraber ve teşkilatlı bir şekilde, çalışma mecburiyetini üzerimize yükleyen farzın adıdır. Cihat beş kısımdır: 1- Tebliğ, 2- Davet, 3- İyiliği emretmek, kötülüğü menetmek, 4- Kıtal ki, bunun için siyasi irade şarttır. 5- Adil Bir Düzenin hâkim olması için çalışmak. Bu beş şey cihadın muhtevasıdır. Allah'ın rızasını gözeten her kul, cihat ile mükellef olduğunu bilmelidir. Ankebut 6: "Kim cihat ederse ancak kendi için cihat etmiş olur. Çünkü Allah'ın âlemlerden hiçbir şeye ihtiyacı yoktur." İslam, bütün insanlığa gönderilmiş bir din ise ki öyledir, bu dini bütün insanlığın saadetini temin için hayata ikame etme görevi Müslümanlarındır. Hac 78: "Allah uğrunda, Ona layık bir cihat ile cihat edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim'in dininde de böyleydi. Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce gelmiş kitaplarda gerekse bunda, Kur'an'da size, Müslümanlar adını verdi. Öyle ise namazı ikame edin; zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı sarılın..." İnsanın yeryüzünde iskân edilmesinin sebebi olan hilafet görevi, ancak iman ve cihat ile yerine getirilir. Kitap ehli, Yahudi ve Hıristiyan batının müktesebatına uyarak Allah yolunda cihat edilmez.