Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
İnsanın dünya hayatı hazlar üzerine kurulmuştur. Âli İmran14: "Kadınlara, çocuklara, altın ve gümüş cinsinden birikmiş hazinelere, soylu atlara, sığırlara, ekin tarla bağ bahçe gibi arazilere yönelik dünyevi hazlar, zevkler, insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bu şehvetler bu dünya hayatının geçici şeyleridir. Ama varılacak yerin en güzeli, Allah katında olandır." Bu ayette Allah, insanın yaratıldığı fıtrat ve mizacın hallerini ortaya koymaktadır. İnsan hayatının saadeti de felaketi de bu şehvetlerin nasıl kullanılacağına bağlıdır. İslam'da kadına yönelik şehvetin karşılanması için nikâh şart koşulmuştur. Kur'an'da "nikâh" kavramı türevleriyle birlikte 23 yerde, karı-koca anlamındaki "zevc-zevce" ise 81 yerde geçer. Bütün bunlar, Kur'an'ın nikâha, aile hayatına verdiği önemi gösterir. Kadın ve erkeğin arasında var olan şehvetin sebebi, insan neslinin davam etmesi içindir. Bu şehvetin cazibesi, insan neslinin devamı için etkin bir sebeptir. Bu bakımdan Kur'an nikâh tabirini, erkek ve dişi olarak yaratılan insan türünün aralarındaki ahenk ve uygunluğu açıklamak için kullanmaktadır. Zira evlilikte huzur, sükûnet bulma durumu, karşılıklı sevgi ve merhametin gelişme ortamına bağlıdır. Rum 21: "Kendilerinde sükûnet bulup, huzura eresiniz diye, kendi cinsinizden eşler yaratıp, aranızda sevgi, aşk ve merhamet var etmesi de, O'nun varlığının, kudretinin ve yeniden diriltmesinin delillerindendir. Bunlarda gelişmeye devam eden, tefekkür-düşünme ağına sahip, faydalı sonuçlar elde edebilen toplumlar için, Allah'ın kudretini, kurduğu düzeni gösteren deliller, birçok dini ve sosyal konunun çözümüne işaretler vardır." Evlilik fıtrattır. Evlenmeyen erkek veya kadın elbisesiz, yani çıplak sayılır. Günümüz Türkiye'sinde kadınlar ve erkekler bu fıtri görevden kaçınır hale gelmişlerdir. Bunun temel sebeplerinden birisi, bu fıtratın doğru okunmayışıdır. Evlilik Kur'an ve sünnette tavsiye edilen değil, emredilen bir şeydir. Bu emrin tavsiye olarak algılanmasının sebebi, bu emre muhalefet etmenin sonunda, belirgin bir cezanın takdir edilmemesidir. Hâlbuki bu emre muhalefet etmenin cezası, bir takım nimetlerden mahrum kalmaktır. Evliliği emreden Allah; bekârları evlendirmeyi de başta yöneticiler, bekârların velileri ve diğer Müslümanlar üzerine bir görev olarak yükler. Nur 32: "İçinizden bekârları, dulları, kölelerinizden ve cariyelerinizden dindar, ahlâklı, hayır hasenat sahibi Müslüman, salih kimseleri evlendirin, evliliklerini tescil ve ilan edin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah lütfuyla onları zengin eder. Allah'ın lütfu geniştir, her şeyi bilir." Bekârlık felakettir, fakirliktir, yok olmaktır. Dünyada 1000 erkek, 1000 kadın olsa, bunlar evlenmeseler, makul bir süre sonra bu 1000 erkek ve kadından eser kalmayacak ve insanlık yok olacaktır.
EVLİLİK DÜZENİ
Aklını Kur'an'la çalıştıran ve Hz. Peygamber'i kendisine örnek alan her Müslüman kadın ve erkek, bir an bile nikâhsız yaşamaz. Allah evliliğe bir düzen getirmiştir. Bu düzene rıza göstermeden yapılan evlilikler, hiçbir kimseye saadet getirmez. Bu düzen içinde erkek ailenin reisi olarak görev üstlenecektir. Kadınlar ve çocuklar, bu hane reisliğine ve hukukuna saygılı oldukları kadar mutlu olurlar. Evlilik imkânı bakımından İslam dininin erkeğe tanıdığı kimi haklar, iyi düşünüldüğünde erkek ve kadın için bir huzur ve rahmet vesilesidir. İslam; adalet dini ve düzenidir. Kadınlar, erkekler için, erkekler de kadınlar için bir elbisedir. İslam'ca düşünen, din ve düzen olarak İslam'ı yaşayan, eşine dinin yaşanmasında yardımcı olan, Hz Hatice validemizin ahlâkını kendisine örnek alan, annelik görevi gereği, daha fazla evladın annesi olmak için yanıp tutuşan, maruf olan işlerde kocasına itaatten ayrılmayan, yük olan değil, yük alan, iffetli, kanaatkâr, dünyacı değil, maneviyatçı saliha bir kadın, erkek için en büyük saadettir. Saliha bir kadın; Allah'ın rızasıyla birlikte kocasının rızasını gözeten, onun her türlü ihtiyacını görmek için üzerine düşen her görevi titizlikle yapan kadındır. Ve yine temel vasıfların yanında, kadının mihrini veren, evin nafakasında cimrilik etmeyen, imkânlar ölçüsünde iskân imkânlarını temin eden, eşine güzel muamelede bulunan kerim bir erkek de kadın için büyük bir saadet olur. İslam'ın özü sevgi ve şefkattir. Aile de bu sevgi ve şefkatle ayakta durur.

5