Dünya hayatı bir imtihan ise...

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İnsan dünya hayatını, ahiret hayatı için yaşar. İnsanın dünya hayatını, bir imtihan hayatı olarak tanzim eden Allah'tır. Ölüm, bu imtihanın bitiş çizgisidir. Sonrası ya cennettir ya da cehennemdir. Hud 7: "Gökleri ve yeri altı birim ve zamanda yaratan O'dur. Bunları yaratırken, arşı su üzerinde idi, yani gök ve yerden önce su yaratılmıştı, kâinatta sudan başka bir şey yoktu. Bu kâinatı Allah yarattı ki, hanginizin daha güzel iş yaptığını denesin. Böyle iken yine sen: "Öldükten sonra dirileceksiniz" desen, Allah'tan gelen gerçekleri inkâr edenler: "Mutlaka bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir" derler." Dünya hayatı bir imtihandır, ölüm ise dünya imtihanının sonucuna ulaşmanın kapısıdır. Bu meseleyi her insanın iyi düşünmesi gerekir. İnsan bu dünya hayatında İslam'ca düşünecek, İslam'ca yaşayacak ve sadece Müslüman olarak ölecek ki, ahirette cennette yaşama hakkını kazanabilsin. İnsan için Allah'ın kulu olduğu şuuruyla yaşaması, çok kıymetli bir şeydir. Dünya hayatı kazanma, ahiret hayatı ise ceza ve mükâfat hayatıdır. Her insan, imtihanla dolu bir ömür geçirdiğini, mutluluğun, huzurun, dünya ve ahiret saadetinin, tâbi tutulduğu bu imtihanları başarmaya bağlı olduğunu iyi bir şekilde anlamalıdır. Rabbimiz Allah, her insanı, verdiği nimetlerden dolayı ahirette sorguya çekecektir. Peygamberimiz buyuruyor: "Kıyamet gününde insanoğlu şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede, ne şekilde harcadığından, ilminden, onunla amel edip etmediğinden, malını nerede kazandığından, malını nereye harcadığından, vücudunu, sıhhatini nerede ve ne surette yıprattığından." (Tirmizi)

ÖMÜR

Allah insana ömrü, bildirdiği İslam yolunda yürüsün diye vermiştir. Bunun için Allah, kuluna kıyamette, hesap anında ömrünü nerede, ne şekilde tükettin diye soracaktır. Kişi ölene kadar nasıl yaşamış, Allah ve Resul'ünün teklif ve telkin ettiği İslam yolundan gitmiş mi, İslam'ın emir ve yasaklarına, adil düzenine uymuş mu, yoksa şeytan ve adamlarının istediği yoldan yürüyerek, faizci zulüm düzeninin kölesi mi olmuş Ömrünü hakka hizmet ederek mi, batıla kurşun asker olmuş olarak mı geçirmiş İnkârcı, müşrik, münafık, fasık ve facir olarak mı yaşamış, Allah kişiye bunun hesabını soracaktır.

İLİM

Kişiye ahirette itibar ettiği ilimden, bilgiden sorulacaktır. İlim, Allah'ın sıfatıdır. Bu sıfatın gereği olarak Allah insanlara Kur'an'ı göndermiş, bu kitabı talim ettirsin diye peygamber tayin etmiştir. Her insan, vahye kulak vererek hakikati öğrenmek zorundadır. Buna göre insan Hakkı ve batılı bilecek, helali ve haramı bilecek, marufu ve münkeri bilecek, kulluk görevi için gerekli bütün ilmihal bilgilerini öğrenecek ve buna göre yaşayacaktır. İnsan, iman esaslarını bilecek ve buna göre inanacak. İnsan, ibadet, hilafet, emanet ve imaret esaslarını bilecek ve uygulayacaktır. İnsan, güzel ahlak esaslarını bilecek, buna göre davranacaktır.

KAZANÇ

Kişiye, malını, mülkünü nasıl elde ettin, bunları helal yoldan mı, haram yollardan mı kazandın, bunun hesabı da sorulacaktır. İnsan, ahirette kazancının da hesabını verecektir.

HARCAMA

Kişiye ayrıca malını mülkünü nerede harcadığı da sorulacaktır. Malını mülkünü hayır yolda mı, şer yolda mı harcadı, kişi bunun da hesabını vermeden sorgusu tamamlanmayacaktır. Kazanılan mal, içki, kumar, zina, faiz, israf gibi haram işler için kullanılırsa bunun hesabı sorulacak ve gereken ceza verilecektir.

BEDEN

Kişiye bedeninden, vücudundan da sorulacaktır. Kişinin bedenini de korumak, onu lüzumsuz işlerde kullanmamak gibi sorumlulukları vardır. Sağlığın koruması gerekir. Kısacası, dünyada yaptığımız her şeyin hesabı bizden sorulacaktır. Nahl 93: "Ve siz, mutlaka dünyada yaptığınız şeylerden sorumlu tutulacaksınız." Buna göre dünyamızı ahiretimiz için İslam'ca yaşamalıyız. İmtihanda olduğumuzu unutmamalıyız.