Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.
Millî Görüşçüyüm ne demektir Millî Görüşçüyüm demek, Allah'ın müminlerden aldığı misaka sadık kalan şuurlu Müslümanlardanım demektir. Allah'ın müminlerden aldığı misakla ilgili Kur'an'da şu ayet dikkat çekicidir. Tevbe 11: "Gerçek şu ki, Allah müminlerden canlarını ve mallarını; karşılığında onlara cenneti vermek üzere, satın almıştır. Şöyle ki; onlar, yeryüzünde zulmü, haksızlığı engellemek ve Kur'an'ın ortaya koyduğu hayat düzenini hâkim kılmak için Allah yolunda kahramanca savaşırlar; bu uğurda ölürler ve öldürürler. Bu, Allah'ın Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da yerine getirmeyi bizzat üstlendiği ve gerçekliğinde şüphe olmayan bir vaattir. Öyle ya, verdiği sözü Allah'tan daha iyi kim tutabilir O halde, yaptığınız bu sözleşmeden dolayı sevinin ey müminler. Çünkü bu; en büyük başarı, en büyük kurtuluştur." Bu ayette Allah, müminlerden mallarını ve canlarını satın aldığını, bunun karşılığında onlara cenneti vadettiğini bize haber veriyor. Buna göre; müminler Allah yolunda cihat edecekler, yeryüzünde zulmü ortadan kaldıracaklar ve bütün insanların saadeti için adil bir düzen kuracaklar. Bu ayette geçen olay, Allah ile kullar arasında gerçekleşen bir misaktır. Ve bu misak, Tevrat'ta, İncil'de, Kur'an'da, kayıt altına alınmıştır. Allah vadinden dönmez. Burada müminlerden de, bu sözleşmeye sadık kalmaları istenmiştir. Büyük zaferin, bu misaka sadakatte olduğu ifade edilmiştir. Başka bir ayette de Rabbimiz şöyle buyurmaktadır. Saf 10-13: "Ey iman edenler; sizi acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticareti size bildireyim mi Allah'a ve Resulü'ne iman eder, Allah yolunda, İslam'ın adil düzeni için mallarınızı, servetlerinizi ve canlarınızı ortaya koyarak cihat ederseniz, eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Bunun karşılığında Allah da sizin günahlarınızı bağışlar. Sizi, altından ırmaklar akan cennetlere, Adin cennetlerindeki güzel köşklere koyar. İşte bu büyük bir başarıdır. Seveceğiniz başka şeyler de var: Allah'tan yardım, zafer ve yakın zamanda bir fetih gerçekleşecektir. Müminleri dünyada devletle, ahirette cennetle müjdele." Bu ayetleri bir Müslüman nasıl okumalıdır Bu ayetleri ilimle, hikmetle ve insanın, siyaset dâhil bütün sorumluluklarını dikkate alarak okuyan her Müslüman, bu hayırlı ticaret pazarına sergisini açar, fert ve toplum için adil düzeni telkin ve teklif etmeye başlar.
KUR'AN'I OKUMAK
Kur'an'ı ilim ve hikmetle okuyan her insan, bu kitabın Allah ile kulu, kul ile kulu arasındaki ilişkiyi düzene koyan mutlak bir sözleşme olduğunu idrak ederek hak-batıl mücadelesinde tarafını belli eder, sağa sola sapmadan yolunu sadece Kur'an'la yürümeye çalışır. Yolunu Kur'an'la bulmaya çalışan her insan, önce kendi nefsini ıslah eder. Kendi nefsini Kur'an'la ıslah etmeyen hiçbir kimsenin, hiçbir kimseye hayrı olmaz. Kur'an'ı ilim ve hikmetle okuyan bir kimse "hürriyet" kavramını da doğru anlar. Hürriyet kavramı, Allah için mutlaklık ifade ederken, kullar için mukayyetlik ifade eder. Allah dilediğini, dilediği gibi yapmakta hürdür, ama insanın hürriyeti "hududullah" ile sınırlıdır. Hududullah; Allah'ın koyduğu sınırlar, insana verilen hürriyetin sınırlarıdır. İnsan, hürriyetini bu sınırları aşarak kullanmaya çalışırsa zalim olur. Mümin kadınlar ve erkekler, Allah'ın hürriyetin sınırını belirleyen Kur'an yasalarına uygun hareket etmeleri halinde birlikte saadet bulurlar. Bu yasaları bilmek için de Kur'an'ı okumak gerekir. Müslümanları ve bütün insanlığı tehdit eden en büyük fitnelerden birisi de "feminizm" hastalığıdır. "Kadınlara pozitif ayrımcılık" gibi kulağa hoş gelen kimi kirli kavramlarla erkeğin kadın üzerindeki riyaset hakkını tahrip etmeye çalışmak, kadını toplumda görünür kılmak adına, Allah'ın hududuna uygun olmayan tasarruflarda bulunmak, İslam ümmetini ve insanlığı bozar. Millî Görüşçüleri daha da bozar. Bu konuda yapılan telkin ve tekliflere kulak tıkayarak hareket etmek ise bizi felakete götürmekten başka bir sonuç doğurmaz. Müslüman kadınların kadın tesettürüyle ilgili ahkâmı iyi okumaları halinde, görünmeden cihat etmenin kendileri için daha değerli olduğunu görürler ve namazlarını kadınlar bölümünde saf tutarak kılmanın şerefine nail olurlar. İlla ben erkek safının içinde yer alacağım diyen Müslüman bir kadın, hem kendi namazına hem de sağındaki solundaki erkeğin namazına zarar verir. Bu bizim hayırlı ticaretimize de uygun düşmez.

4