Allah'ı unutarak yaşamak

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah'a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Kâinat ve mülkün tek sahibi Allah'tır. Bu kâinat içinde insan denen varlığı da Allah yaratmıştır.

Allah, insanı kendisini bilsin ve tanısın diye yaratmıştır. İnsan, Allah'ı bilir ve tanırsa kıymetli ve değerli olur. Allah'ı bilip tanımayan, O'nu tevhit etmeyen insanların hiçbir kıymeti ve değeri yoktur. Tevbe 28: "Ey iman edenler, müşrikler ancak bir pisliktir..." İman, insanı temizler. Küfür, şirk, nifak, fasıklık, facirlik, münafıklık, kâfirlik insanı pis ve murdar yapar. İman ve akıl, Allah'ın insana ihsan ettiği en önemli iki nimettir. Bu iki nimetin kıymetini bilen insan, İslam'dan başka bir yerde karar kılamaz. Allah'ı bilip tanımak; O'nun razı olduğu İslam'a teslim olmak, gazap ettiği batıldan kaçınmaktır. Bu temel gerçekler doğrultusunda dünyada ve bölgemizde meydana gelen olayları değerlendirdiğimiz zaman karşımıza çıkan sonuç, İslam ile batılın savaş halinde olduğudur. Bu savaşın bir tarafında İslam'dan yana olanlar bulunurken, diğer tarafında Şeytan ve adamlarının dini Siyonizm tarafında olanlar bulunmaktadır. Bu savaş, Kur'an'ın tabiriyle Hizbullah ile Hizbüşşeytan arasında geçmektedir. Hizbullah; Allah'ın, Resulü'nün ve müminlerin yanında yerini alanlar ve İslam için malıyla canıyla cihat edenlerdir. Maide 56: "Allah'ın, Resulü'nün ve iman edenlerin velayetini, hâkimiyetini, idaresini, korumasını kabul edenler bilsinler ki, Allah'ın orduları, Hizbullah olanlardır ve işte onlar galip geleceklerdir." Hizbüşşeytan; Allah'ı, Resulü'nü ve İslam'ı unutup nefislerini ilah edinip şeytan ve adımlarının Siyonizm yolunu takip edenlerdir. Allah'a, Resulü'ne, İslam'a ve inananlara düşmanlık edenlerdir. Mücadele 19-20: "Şeytan onlar üzerinde üstünlük kurmuş ve onları Allah'ı anmaktan uzaklaştırmıştır. İşte onlar hizbüşşeytan olanlardır, iyi bilin ki, hizbüşşeytan olanlar mutlaka kaybedenlerdir. Allah'a ve Resulü'ne düşman olanlar var ya, onlar en alçaklar arasındadırlar."

MÜSLÜMAN OLARAK

Müslümanlar olarak tercihimizi Allah'tan, rızası İslam'dan yana yapmamız gerekir. Dünya hayatımız, tercihler üzerinden yürüyen bir imtihandır. Her canlı, ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak hayırla da, şerle de sınanıyoruz. Bir hesap günü var. O hesap gününde herkes dünyadaki yaptıklarını karşısında bulur. Orada herkes hesabı Allah'a verecektir. Bilmeliyiz ki, mallarımız ve çocuklarımız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır. Günümüz dünyasında yaşayan bütün insanlık dünya imtihanının içindedir. Dünyanın en meşhur insanları da bu imtihanın içindedir. ABD Başkanı Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin, AB üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, Çin, Hindistan devlet başkanları, Müslüman ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, cemaat ve hareket önderleri ve bütün insanlık bu imtihanın içindedir. Bu imtihan şükredenlerle küfredenlerin tespiti imtihandır. Bu imtihanı kazanmak isteyenler için tek yol İslam yoludur. İslamsız bu imtihanı kazanmak mümkün değildir. İnsan bu imtihandan kendisi kurtaramaz, Allah'ın kaderinden kendisini bağımsız hale getiremez. İstese de buna gücü yetmez. Günün birinde herkes hesabını Allah'a verecektir. İnananlar cennete, inanmayanlar cehenneme gidecektir.

ÇÖZMEK

Allah ve Resulü'yle harp ederek hiçbir mesele çözülemez. Bu yola girenler kesinlikle giriştikleri bu savaşın kaybedenleri olurlar. İslam'ın emirlerini, arkalarına atarak düzen kurmaya ve batılın önderleriyle stratejik ortaklıklar kurup yaptıkları kirli ve karanlık planların yürütülmesinde onlara lojistik destek sağlayanlar, onlarla birlikte ilahi gazaba muhatap olacaklarını unutmamalıdırlar. Bir Müslüman İslam düşmanlarıyla birlikte olamaz. Çünkü Allah bunu yasaklamıştır. Milletlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla Müslümanlardan razı olmazlar. Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Bu ilimden sonra Yahudilerin ve Hristiyanların din ve düzenlerine uyanlar, Allah'ın yolundan, yardım ve himayesinden mahrum kalırlar. Ey Müslüman kardeşim, Allah'ın rızasına uygun olanı yapmadan, O'ndan yardım görmeden hiçbir sosyal, siyası, iktisadi, hukuki meseleyi çözemezsin. Çözdüğünü zannedersin, ancak çözdüm dediğin şey zehirli bir yılan olarak seni ısırdığı gün âlemleri inletecek çığlıklar atarsın, ancak kimseyi yanında bulamazsın. Münafıklık, tedavisi zor tehlikeli bir hastalıktır. Münafık erkekler ve münafık kadınlar, birbirlerinin tarafını tutarlar. Onlar kötülüğü emreder, iyiliklere engel olur ve cimrilik ederler. Onlar Allah'ı unutanlardır. Allah da onları yok sayar. Çözmek istiyorsak, bu ABD, İsrail ve AB kıstaslarıyla olmaz. Bu faizci kapitalizmi yürüterek olmaz. Milleti haksız vergilerle ezerek olmaz. Resmi kumar kuruluşları vasıtasıyla kumarcılık yapmakla da olmaz. Helali harama karıştırmak çözümsüzlüktür. Zina, içki, domuz; Batı medeniyetinin şiarıdır. Bunlardan da hayır gelmez. Bunlar çözümün önünü tıkar. Milletin evlatlarına, Batı'nın ahlaksız ahlakını dayatarak da çözüme ulaşılmaz. Çözüm ancak İslam ile olur. İslam'ın temel kıstaslarına dayanmayan hiçbir işten hayır gelmez. Çözümü İslam'da aramadığımız müddetçe, biz hiçbir işimizi çözemeyiz. Tarihe bir bakman kâfidir. Okumalarımız doğru yaparsak denilmek istenileni anlarız. Millî Görüş çözümün günümüzdeki tek çaresidir. Saadet Partisi kadroları kardeşlik vazifesini yapmaktadır. Adil Düzen'e geçmeden, İslam Birliğini kurmadan olmaz. İslam, doğru anlaşılmadan yaşanamaz.