Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye Raporu'nu ve rapor üzerindeki tartışmayı izliyoruz. İster istemez izliyoruz. Derken konuya Donald Trump ile Rahip Bronson da dâhil oldu. Avrupa Parlamentosu siyasi bir organ ve kararları, raporları Avrupa Birliği'ni bağlayıcı değil. Ancak bu "bağlayıcı değil" ifadesi, "boş ver hiçbir anlamı yok" demek de değil.
Bizi bazen haksız yere suçluyorlar. Doğru. Bizi, milletlerarası hukuk kurallarını ihlal ederek suçluyorlar. Bu da doğru. Yalnız doğru olan bir şey daha var. Bu hâl herhâlde, Türkiye'nin dış siyaset stratejisinin ve dış işlerinin mevcut kadrolarının başarı hanesine yazılamaz. Başarılı dış siyasetin ve dış işlerinin ülkeleri haksızken bile avantajlı hâle getirdiğinin çok örneği var. Biz, haklıyken de haksız sandalyesine oturtuluyorsak bunun günahının bir kısmı da bizim diplomasi zaafımızdır. Daha beteri, dış siyaset stratejimizin zaafıdır.
PARMAK SALLANDI MI
Ahkâm kesmeyi burada keseyim. Olan bitene, sadece mantık hem de düpedüz Aristo mantığı ile bakayım. Aşağıdaki önerilerden hangileri yan yana doğru olabilir, hangileri aynı anda doğru olamaz Bir bakın bakalım:
AP Türkiye Raporu, "Türkiye'de hukukun üstünlüğünün ciddi şekilde aşınmaya devam etmesi ve yargı bağımsızlığının bulunmaması konusunda derin endişelerini" ifade ediyor. "AP, yargı sistemindeki tarafsızlık ve bağımsızlık eksikliğini ve çifte standartların yaygın olarak uygulanmasını esefle karşılamaktadır." deniyor. Eski İstanbul Cumhuriyet Savcısı'na (ve hâlihazır Adalet Bakanı'na) yaptırım uygulanmasını tavsiye ediyor. Bu rapor, 381 oyla kabul edildi. 107 üye hayır, 171 üye çekimser oy kullandı.
Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek, raporun, bakanlığı ile ilgili yönlerine yani yargı sisteminin tek yanlı çalıştığı ve kendisi dâhil bazı yetkililere yaptırım uygulanması teklifine verdiği cevapta: "Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz." diyor.
Bu rapor böyle konuşurken, böyle yazarken, 381 Avrupa Parlamento üyesi de "Evet, öyledir!" derken, birileri bize parmak sallamış olmuyor mu Hani her yerimiz taş yarasıyla kanarken bizim kalkıp "Hiç kimse bize taş atamaz!" dememiz ne kadar doğrudur Düz mantık, Aristo mantığı ile soruyorum. 381 parmak sallanırken, sallayamazsınız demek ne demektir
TRUMP HAKLIYSA KİM HAKSIZ
Sonra Trump geldi. "Türkler çok iyi, bir telefon ettim Rahip Bronson'u serbest bıraktılar. Aferin." anlamında bir şeyler söyledi.
Yine Aristo mantığı: Trump'ın bu söylediği ya doğrudur ya yanlıştır.
Doğru ise devam eden bir davanın, Trump'ın bir telefonuyla onun istediği gibi sonuçlanması, bizim adalet bakanlarımızın sık sık sarf ettiği "Türkiye bir hukuk ülkesidir." sözüne uygun mudur Bakanımız, AP raporuna karşı bu sözü daha da kuvvetle tekrarladı: "Türkiye Cumhuriyeti bağımsız, egemen ve demokratik bir hukuk devletidir. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır." Avrupa Parlamentosu raportörü Amor da tam bu noktanın üstüne atıldı. Cumhuriyet, haberi şöyle veriyor1: "İLKE TV'den Ayşegül Başar'a konuşan AP Türkiye Raportörü, Trump'ın 'Cumhurbaşkanı'nı aradım ve derhal serbest bıraktı!' sözlerini işaret ederek, 'Bence Bakan Gürlek'e verilebilecek en iyi ve en aydınlatıcı yanıt bu.' dedi."

3