Patavanya'da demokrasi

Patavanya Demokratik Cumhuriyeti hükûmeti dün yayımladığı tebliğde şöyle dedi: Beytülabyad ilçemizdeki seçmen kütükleri iptal edilmiştir. Bu önlem, Beytülabyad ahalisinin, ikazlara rağmen muhalif tutumlarını sürdürmesi üzerine alınmıştır.

Ne dersiniz Bu demokratik cumhuriyeti sevdiniz mi

Hemen yerinizden fırlayıp Patavanya'yı protesto etmeyin. Çünkü bizim partiler kanunumuz tam da böyle bir işleme cevaz veriyor. Her partimiz dilediğinde dilediği il, ilçe, belde, her ne yerleşim birimiyse; teşkilatını feshedip yenisini kurabiliyor. Dolayısıyla feshedilen eski teşkilatların da genel merkezin veya genel başkanın seçilmesinde artık hiçbir etkisi olmuyor. Tıpkı yukarıdaki hayalî Patavanya Demokratik Cumhuriyeti'nde seçmen kütükleri iptal edilen Beytülabyad ilçesindeki seçmenler gibi.

"EVRENSEL" DEMOKRASİ

Bu hâl bütün partilerimiz için geçerli. Çünkü Kenan Evren devrinde çıkarılan partiler kanunu böyle. Dikkat çekici nokta şu: Anayasayı darbe anayasası diye, vesayet ve bilmem ne diye suçlayan, satır aralarını koklayıp postal kokusu alan siyasilerimizin ağzından, bu çok "Evrensel" partiler kanununu eleştiren tek cümle çıkmıyor. Bir emirle muhalefeti yok edip bir emirle sadık teşkilat kurdurabilen kanuna kim karşı çıkar... Eğer fesih ve yeniden kurma yetkisi sizdeyse.

Evrensel demokrasi şöyle işler: İktidar veya muhalefet... Siz lidersiniz. Teşkilatları istediğiniz gibi dağıtıp istediğiniz gibi yeniden kurabiliyorsunuz. Bilin bakalım genel kurulda bu teşkilatların gönderdiği delegeler kimi başkan olarak seçecek Hep sizi mi seçiyorlar Hayret! Ne tesadüf!

Evet, siz dikkat ve itinayla onları seçiyorsunuz. İnce eleyip sık dokurken beğenmediğiniz teşkilatları dağıtıp yerlerine yenisini kuruyorsunuz. Sonra da onlar dönüp sizi seçiyor. Bu, mevcut parti düzeninin sürdürülmesinde kilit önem taşıyan bir mekanizma. Bu yüzden Patavanya'da bazı partilerde, Merkez Yönetim Kurulu yeni teşekkül ettiğinde, fesih ve yeniden kurma işlemleri gecikmesin ve aksamasın diye yeni üyelere hazır fesih ve yenisini kurma kararları imzalatılıyormuş. Kararların lafzı aynı, sadece teşkilatın ismi boşmuş. Öyle ki genel başkan, mesela saat 21.00'de Beytülabyad ilçe teşkilatını feshetmek isterse önceden imzalı formların boş bırakılan yerlerine "Beytülabyad" yazılıp ora teşkilatı ve delegelerinin 21.05'te kendisini sokakta bulması mümkünmüş.

MERKEZ YOKLAMASI

Şimdi biri çıkıp şöyle diyebilir: Senin bu anlattıkların bürokratik şartlar. Eğer ülkede merkez ve lider bu kadar güçlüyse bunun bir alt yapısının da olması lazım. Merkezin veya başkanın yetkisi bu alt yapının yansımasıdır. Biraz Marksistçe oldu ama doğrudur. İşin ekonomik açıklamasını isterseniz o da şöyle: Partililerin çoğu, niçin partilidir Hepsi değil ama çoğu! Milletvekili olmak için. Peki bir partide kimin milletvekili adayı olacağına, kimin olmayacağına kim karar verir Yine "çoğunlukla" genel başkan. Yanlış anlaşılmasın; çoğunluk değil, çoğunlukla genel başkan. Bunun "merkez yoklaması" diye tuhaf bir ismi var. Bazen de merkez değil de taşra teşkilatları "yoklama" yapıyor. Sonuç aslında çok farklı değil. Çünkü o teşkilatı kim belirlemişti, hatırlayın. Eğer merkez "Canım orada Ahmet de olur Mehmet de. Bırakın kendileri kozlarını paylaşsın." diyorsa ne âlâ. Yoksa merkez yoklaması yaparız.