Ben "sayısalcıyım" ya. Ne demekse. Henüz okul çağındayken Türkçe bugünkü kadar sala bindirilip sele salıverilmemişti. Sözelci, sayısalcı lafları da henüz mevcut değildi. Fen ve edebiyat sınıfları vardı. Herhâlde "fen" ve "edebiyat" kelimeleri öz Türkçe olmadığı için onların yerine sayısal ve sözel dedik. Bu yeni öz Türkçe kelimeler sıfat mıdır, isim midir, bilmiyorum. Ama öz Türkçe "sal" ve "sel" ekleriyle "sayı" ve "söz" köklerinden türemiş. Sayı ve söz isim olduğuna göre sayısal ve sözel sıfat olmalı. Yoksa deli miyiz isimden aynı anlamda isim türetelim. İngilizce ve Fransızca gibi dillerde de "tial" yazılıp "siyal" veya "şıl" falan okunan bir ek var. İsimden sıfat yapar. Herhâlde bu eki Türkçeden almışlar; öyle olmalı, değil mi
Lafı uzattım. Demem o ki siyaset dünyasında söylenenleri, eğer ölçüp biçilemiyorsa ben pek anlayamıyorum. Her zaman mümkün olmadığını biliyorum, hatta her zaman gerekli ve doğru olmadığını da biliyorum; karşı iddiaları baştan kabul edeyim... Yine de bir laf, ölçülen bir çokluğa dayanıyorsa kendimi biraz daha rahat hissediyorum.
NGRAM'I HATIRLAYINGeçenlerde bir yazımda sözel iddiaları sayısal istatistiğe çeviren bir mekanizmadan bahsetmiştim. Google hazretlerinin Ngram hizmeti. Hani bununla moda olan, yükselen, sonra da popülerliği düşen ve silinen kavramları yıllar üzerinden izleyebiliyorduk. 2025'te "Paradigmalar ve NGramlar" başlıklı yazımda bunu epey bir anlatmışım. Şu geliyor, bu gidiyor diye konuşmak ve çoğu zaman gerçeği değil de arzularımızı dillendirmek yerine kavramların yükselip düşüşünü NGramlardan izleyebilirsiniz.
Mesela "komünizm" ve "hür dünya" kavramlarının tarihteki serencamını merak ettim. Ancak bir problem var: NGramların Türkçesi yok. İngilizce, Almanca, Fransızca... Fakat Türkçe yok. Onun için "communism" ve "free world"e baktım. İki kelime de soğuk harple birlikte hızla yükseliyor ve Sovyetlerin dağılmasıyla hızla çöküyor. Post modernizm, çok kültürlülük, Müslüman Kardeşler... Hepsinin yükseliş ve arkadan düşüşünü NGramları gösteriyor.
NGRAM'IN TÜRKÇESİO yazılar da içimizden birilerini kızdırmıştı. Bu da öyle yapacak. Hatırlıyor musunuz, bütün kavramlar yükselip düşerken sürekli yükseliş gösteren ve sıklıkta da diğerlerine fark atan "nationalism" vardı. Beni dövmeyin. Öyle... Öyle olmalı ki on yıllardır dünyada milliyetçiliğin yükselişi konuşuluyor. Hani "zamanı geçmiş bir bayraktı" rahmetli Seyyid Kutb'a göre..
Bu sayısalcı birikimimi uygulamak için bir problem aradım ve buldum. Hani CHP Atatürk'ün partisidir ya. Onun genel başkanı da Atatürk'ün koltuğunda oturduğunu söyler. Problem şu: Bugünün CHP'si ile Atatürk'ün CHP'si birbirine yakın mı, uzak mı Yakınsa ne kadar, uzaksa ne kadar Lafla değil, sayıyla cevaplayacağız.
Kolay bir iş değil. Kısmen ama çok "kısmen" sorunun yanından geçen ama çok uzağından değil hemen yanından geçen bir ölçme yaptım. Atatürk neyiyle tanınır Hanioğlu Hocamıza göre öne çıkan iki vasfı vardır: 1)Türkçüdür ve 2) Bilimcidir. Bilimciliği ölçmek kolay değil ama Türkçülüğü ölçebiliriz. Atatürk dönemi CHP'si mi yoksa 21. asır CHP'si mi daha Türkçü
SKOR: 26-1Bir bakalım. NGram yok ama yaratırız. İki doküman aldım:
1-1935 yılı CHP Parti Programı.

17