'Yurtta sulh, cihanda sulh'

Sevgili okurlarım geçtiğimiz hafta ülkemize üç füze düştü. İktidar medyası inatla bunların İran tarafından atıldığını söylüyor. İran yalanlıyor. Ben kişisel olarak bu füzelerin bizi savaşa sokmak için özellikle İsrail ya da Körfez'deki Amerikan üslerinden atıldığını düşünüyorum. ünkü Amerika bocalıyor, bir kara ordusuna ihtiyaç var ama ülkelerindeki büyük çoğunluk "İsrail için savaşmayacağız!" diye haykırıyor. ünkü Amerikalılar, Vietnam Savaşı'nda ölenleri, sağ dönenlerin delirip akıl hastanelerine kapatıldığını unutmuyor. Gazilerin de sokaklarda dilendiklerini her gün görüyor. Ayrıca ABD savaş bölgesinde ele geçirdiği, "Artık bunlar bizimdir, emirlerimize uymalılar" dediği ülkelerin savaşa isteksizliğinin farkında. Geriye kim kaldı, NATO'nun en güçlü ordusuna sahip olmak dışında övünecek fazla bir şeyi kalmayan Türkiye ve Türk ordusu.

Vallahi her füze düşüşünde benim aklıma çocukluk yaşlarıma denk düşen Soğuk Savaş'ın ilk çatışması Kore Savaşı geliyor. 1950-1953 arasında yaşanan Kore Savaşı kanlı çatışmalarla dolu. O zamanlarda 27 ülke ABD önderliğinde Birleşmiş Milletler'in verdiği yetkiyle sözüm ona komünist yayılmacılığa karşı dur demek için harekete geçmişti. Ülkemizde de Demokrat Parti seçimleri kazanmış ve Menderes hükümeti kurulmuştu. Türkiye de Birleşmiş Milletler'in yanında yar alıp Kore'ye asker göndermeye karar verdi. Ülkemiz en çok asker gönderen ABD ve İngiltere'den sonra üçüncü ülkeydi. Asıl amaç da komünizme karşı verilen bir savaşa katkı sağlayarak NATO'ya girmekti. Evet, 15 bin askerimiz Kuzey Kore'ye karşı Güney Kore saflarında savaşmak için dünyanın bir ucuna gönderilmişti. Savaş bittiğinde 1300 kayıp, defterlere yazılmıştı. Hatırlayanlarınız vardır, bir zamanlar Kore gazileri milli bayramlarda ön sıralarda yürürlerdi. Bu arada 27 ülkenin katıldığı savaşta ABD'den sonra en çok kayıp veren ülke biz olmuştuk.

Artık bir NATO ülkesiyiz ve güneydoğumuzda ABD'nin ileri üsleri var. Neyse ki kuzeyimizde Rusya var. Gerçi Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya, ABD ile pek çok anlaşma yaptı ama Amerikan halkı için Rusya hâlâ düşmandır. Avrupa ülkeleri de Rusları pek sevmezler. Pek çoğu NATO ülkesi oldukları ve ABD'nin sözünü dinledikleri için Rusya'dan özellikle doğalgaz almayı kestiler. Bu nedenle pek çok Avrupa ülkesinde, insanların hiç alışık olmadıkları biçimde doğalgaz ve akaryakıt pahalılaştı. Biz zaten sürekli her şeyin haftada bir zam almasına alışkınız, zavallı Avrupalılar.

Şimdi bir an gözlerimizi kapatıp ülkemizin savaşa girdiğini düşünelim. ABD ve İsrail bir cephe daha açmayı düşünüyor olabilirler. BOP projesinde Türkiye olmazsa olmaz! Yani kardeşlerim şimdi Atatürk'ün dünya ülkelerinin stadyumlarında haykırılan sözünü hep birlikte her gün, her yerde haykırmamız gerekiyor: "YURTTA SULH, CİHANDA SULH!"

***

Şimdi biraz da güzel ülkemizin güzel insanlarından söz edelim. Ne güzel ülkemizde insanlara dokunan işler yapan pek çok derneğimiz var, iyi ki varlar, şimdi size biraz en eski derneklerimizden ve kuruluşu 1959 yılına kadar giden İFSAK'ın (İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği) bu yıl 32'ncisi yapılan İFSAK Kısa Film Festivali'nden söz edeceğim. Festivalde cebinde şiirlerle dolaşan ve geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan yönetmen