Sevgili okurlarım, Halk TV'ye kayyum atandığı gün Meclis'teki muhalif milletvekillerinin gözlerinde, ağızlarında siyah bant meclis sıralarında oturduğunu görünce dedim ki birileri yapay zekâyı kullanarak muziplik yapıyor. Güldüm vallahi ama bir süre sonra bu olayın Meclis'te gerçekleşen bir protesto eylemi olduğunu öğrendim, gülmem bitiverdi. Bu ne biçim bir protesto Benim gibi pek çok kişi de bunu şöyle anlayabilir: "Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım." Rahmetli oyun yazarı Haldun Taner'in kulakları çınlasın.
Dostlarım, bu arada doğamız kendine yapılan haksızlar için adeta "Yeter artık!" diye haykırıyor. 21 milyon insanın yaşadığı, her şeyin merkezi İstanbul'da ve yakın kentlerde öyle bir fırtına, öyle bir yağış var ki akıllara ziyan. Yakınlarda yağmur duasına çıkanlar gene ellerini göğe kaldırıp "Allah'ım yeter, şu yağmurlar dinsin" diye duaya başlayacaklar. Arkadaş, AKP hükümeti ve yandaşları kentleri yağmaladılar; bir kısmı hiç kullanılmayan ama borsada onların pay sahibi olmasına yarayan koca koca apartmanlar diktiler, dere yatakları villalarla doldu. Ağaçlar kesildi, toprak nefes almıyor artık, suyu ememiyor. Şimdi pek çok yurttaşın "Sel oldu kıyamet koptu, ya bir de deprem olsa ölüm anında kapıdan içeri girecek" diye kara kara düşündüğünü bilmek için kahin olmaya gerek yok.
ZEYNEP'İN 80 YAŞI...Neyse ki bu karanlık günlerde elimde dostum, meslektaşım Zeynep Oral'ın "80 Yaşım Merhaba" kitabı var. Zeynep bir sürpriz yapmış, bir biyografi yazmamış; ne yapmış, neredeyse 30 yıl içinde onu etkileyen olayları özellikle de gençlere anaç bir şefkatle anlatmış, eh dokuz torunu var. Ülkemizdeki ve dünyadaki pek çok olayı birlikte yaşadığımız için onun bu içten anlatımını çok sevdim ama beni en çok Irak ve Kâbil için yazdıkları etkiledi. Önce Rusların daha sonra da Amerika'nın istilasına uğrayan Kâbil'e 2005 yaz aylarında savaştan sonra yeniden yapılanma zamanlarında gidiyor. Girişte şöyle demiş: "Gittim, gördüm, bir hafta orada yaşadım, İstanbul'a döndüğümde vatan toprağını öptüm ve milyon kez Atatürk'e minnet duydum." Bu satırlar bana hiç yabancı değil, ben de arabayla gittiğim Türkiye-Nepal yolculuğumda özellikle Pakistan'da gördüklerimden sonra sınırdan ülkeme geçer geçmez Atatürk'ün resminin yanına gidip özellikle ülkemin kadınlarıyla ilgili minnetimi ifade etmiştim.

3