Halid bin Yezîd "Ana" der, "Gel, vazgeç şu sevdadan. Ne senin ordun eski gücünde ne de bunlar yerinde saydılar..."
Mağribiler kendilerine Berberî diye hitap edilmesinden hoşlanmaz. Nereden mi biliyorum Bir Tunus gezisinde bölgelerine gitmiş hanelerine girmiştim, kendilerine Emazığ (hür insanlar) denmesini istiyorlar.
Zaten Berberî lafzı Romalılardan kalma, işgal ve istilada zorlanınca yerli halkı "barbar" diye çağırırlar. Araplar gelir "Berberî" şeklinde yumuşatırlar.
Efendim bu kavim Mısır'dan Atlas Okyanusu'na kadar bütün Kuzey Afrika'da yaşar. Fas, Cezayir, Mali, Nijer, Libya ve kısmen Mısır ile Burkina Faso'da.
Bir rivayete göre Şam Filistin civarından, diğerine göre Yemen'den göç ederler buraya.
Peki ne zaman
Beş bin yıl önce, belki daha fazla.
Berberîler cesur, savaşçı ve iyi binici olsalar da İslam öncesi kurdukları devletler (Doğuda Numidya, batıda Mağribu'l-Aksa ve Mavritanya) ömürlü olmaz.
Aralarında sarp dağlar, kavruk çöller vardır, eh bir de kabilecilik kabarınca...
Bu yüzden Kartaca, Roma, Yunan tahakkümü altında kalırlar. Müstevliler ağır vergiler koyar, isyana kalkanları kırar. Yekvücut olamadıkları için işgalciyi söküp atamazlar.
Derken Gotlar (Vandallar) iner sahaya. Berberîler Romalılardan kurtulmak için onlara destek olsalar da I. Justinianus'un Komutanı Belisarios, Midenos'u kuşatır son Vandal kralı Gelimer'i teslim alır kolayca.
Amr bin Âs (radıyallahü anh) girdiğinde havali Rumların elindedir, Emazığlar öz yurdunda parya.
Ürküt, korkut, yönet! KâhineZOR COĞRAFYA
Müslümanlar bazı bölgeleri ele geçirseler ve Keyruvan gibi bir belde kursalar da fetih sanıldığı kadar kolay olmaz.
Müşrikler Cerâve'yi karargâh yapar, eski Kral Kusiela'nın (Aksel) kızı Dehiya etrafında toplanırlar. Dehiya Bizans valisi ile evlenmiş, ondan iki oğlu (Bagay ve Khenchla) ve bir kızı (Florinda) olmuştur. Değişik güçleri olan bir kadındır.
Büyü ve göz bağı ile uğraşır, tebaası ondan korkar. İhtimal üç harflilerle de iş birliği yapar, iyi saatte olsunlar. Bu yüzden Kâhine derler ona.
Dirayetli ve buyurgandır hem kavmini hem de civar Rumları kendine bağlar.
Benû İfren, Zenâte ve diğer Butr aşiretleri de emrine sadıktırlar. Rivayete göre 127 yıl yaşar, 35 yıl tahtta oturur dile kolay. Kâhine'nin fedaileri Avras Dağlarına pusu atar, yabancıları saraya yaklaştırmazlar.
Bunlar çivit renkli urbalar giyer, yüzlerini nikapla sararlar. Nikap kum fırtınalarında can kurtarır biiir. Düşmanından saklar iki.
Zarif çehreli, renkli gözlü ve sevimli olsalar da kindardırlar. Husumeti soğutmaz, unutmaz, bir ömür intikam peşinde koşarlar.
Öyle ki hâkimler maktul yakınlarına öç alma fırsatı sunar. Yoksa hükme razı olmaz, katili arar bulur, gereğini yaparlar!
Ürküt, korkut, yönet! KâhineKİM KİMDİR MUAMMA
Berberî kadınları da muhariptir, erkeklerle birlikte savaşırlar. Aynı kıyafete büründükleri için müzekker müennes belli olmaz.
Hatta ölen birini tespit için yüzünü açmaz, nikabını tekrar dolayıp tanımaya çalışırlar.
Bir rakibi yok etmenin en kolay yolu savaş meydanında vurmaktır sırtına, karışır gidersin o kargaşada. Zaten herkesin yüzü sarılı, bilemezsin kim köle, kim ağa
Kâhine, Müslümanları bölgeden söküp atmakta kararlıdır. Hassân bin Nu'mân ile Meskiyâne'de Ninî Nehri kıyısında karşılaşırlar.
Berberî süvarileri sıkı binicidir, geniş arazi onlara uyar, muharebeyi kazanırlar (695). Müslümanlar çok şehit verir, çekilir Trablus'a.
Feministlere de mevzu çıkar, Kâhine'yi "mücahitleri yenen kadın" diye parlatırlar.
Ürküt, korkut, yönet! KâhineZİNDANDAN SARAYA
Neyse… Kâhine esirler arasında dolaşırken Halid bin Yezîd'i tanır, "Şunu" der, "Getirin bakiym bana!"
Nezaketle karşılar, yer gösterir yanında. "Seni izledim" der, "Farklı bir silahşorsun, bizimkilerden ustasın, yalnız dikkat ettim kılıcının tersini kullandın çoğu defa."
-Bizde hanımlar savaşmaz, karşımıza çıkarsa da kırmayız, bağışlarız çocuklarına.
-Onların kadın olduğunu nereden bildin
-Ben muharibi kabza tutuşundan tanırım, kadın öldürmediğim için de pişman değilim. Velev ki şu anda esir olsam da!
MÜKELLEF SOFRA
Kâhine hayran kalır. Mükellef bir sofra hazırlatır "Bu bizde bir mutabakattır" der "Artık evladım sayılırsın. Oğullarımla tanış konuş, dilerim senin gibi olsunlar."
Halid bin Yezîd aç olmasına rağmen uzak durur sofraya, Kâhine "bunları sizinkilere hazırlattım" der, "merak etme helal!"
-Buna sevindim lakin benim arkadaşlarım aç bi ilaç kapatılmışken zindanda...
Kâhine kararlı bir şekilde ayağa kalkar. Muhafız başını çağırtır; "Esirleri salın gitsin" der, "Yalnız bir süre takip edin uzaklaşsınlar, dolaşmasınlar civarda!"
Kâhine, Halid bin Yezîd'e çok müşfik davranır, oğullarıyla bir tutar.
Ürküt, korkut, yönet! KâhineYEZÎD'İN HATIRINA
Vali Hassân bin Nu'man, Halife'den takviye istese de Haricî isyanları kopmuştur, merkez Mağrib ile ilgilenemez o sıra. Müminler Berka'da kaldıkları beş yıl boyunca Kâhine ve ordusu hakkında malumat toplar, adam kazanır, zemin hazırlar.
Kâhine istese Berka ve Keyruvan'ı basabilir. Eğer bunu yapmadıysa sırf Halid bin Yezîd'in hatırına.
Lakin Müslümanların havaliye altın ve gümüş için geldiklerini sanmaktadır hâlâ. Halid bin Yezîd, "Beni tanıyorsun ana" der, "Hiç mal mülk için çıkar mıyım yola"
-Sen başkasın, onlar başka.
Fikri sabittir, takılmıştır bu hususta.
Halife neden sonra takviye yollar, bu arada Müslümanlık ile şereflenenler de olur, sayıları artar. Hassan bin Numan her İslam komutanı gibi Kâhine'ye elçiler yollar, sulh teklif eder kibarca. Ahali evinden köyünden, bağından bahçesinden kopmayacak, korunup kollanacaktırlar. Yeni ufuklar açılacak, ticaret artacak, memleket daha mamur olacaktır bundan sonra.
Ancak Kâhine teslim ve cizyeye yanaşmaz. Anlaşılmaz bir hırsla beldeleri tahrip ettirir, tarlaları yaktırır, hayvanları kırdırtır, kuyuları kapatır, meyvelikleri yaktırır. Öyle ki gölgesine girecek ağaç bulunmaz. Halid bin Yezîd "Ama bu zulüm ana" der, "Zalimlerin hasmı Allahü teâlâdır, yanına kalmaz!"

3