Teknik sorun mu siyasi mesaj mı

İnanç Uysal
01.10.2025
16

Bir sabah açıyoruz, haberleri Dışişleri Bakanı diyor ki: KAAN'ın motorları ABD Kongresi'nde bekletiliyor. Savunma Sanayii cephesinden ise "aksama yok, proje takvimine uygun ilerliyor" diye düzeltmeler geliyor. CHP'den Fidan'a destek veren açıklamalar gelirken, AKP içinden de "iletişim kazası" yorumları yükseliyor. Bu karmaşık tablo bize yalnızca motor sorunu mu gösteriyor, yoksa iktidar içi senkron kopması mı

KAAN, Türkiye'nin kendi savaş uçağını geliştirme hamlesinin en göz önündeki simgesi. Bu yüzden motor konusundaki en küçük gecikme bile, "bağımsız savunma" söylemi açısından büyük bir kırılma olarak algılanıyor.

Hakan Fidan'ın New York'ta "ABD Kongresi motor lisanslarını bekletiyor" açıklaması aslında olağan bir diplomatik uyarı gibi görünebilir. Ancak savunma projelerinde dışa bağımlılık konusunu bu denli açık konuşmak Türkiye'de bugüne kadar pek tercih edilmedi. Fidan'ın çıkışı bu anlamda hem şeffaflık hem de risk uyarısı olarak okunabilir.

Buna karşılık Savunma Sanayii Başkanlığı'nın "gecikme yok, alternatif planlarımız var" mesajları da kamuoyuna "kriz yok" demek içindi. İki açıklama birbiriyle çelişiyor gibi görünse de aslında farklı amaçlara hizmet ediyor: Dışişleri'nin "uluslararası baskı unsuru" olarak kullandığı söylem, Savunma Sanayii'nin "içeride güven tazeleme" ihtiyacıyla örtüşmeyebiliyor.

Erdoğan sonrası kulisleri ve Fidan

AKP içinde "Erdoğan sonrası" tartışması artık sadece kulislerde değil, medyanın çeşitli kanallarında da dillendiriliyor. Bu senaryolarda adı geçenlerden biri de Hakan Fidan. Uzun yıllar MİT Başkanlığı, ardından Dışişleri Bakanlığı... Bu kariyer çizgisi, onu partide ve devlet mekanizmasında doğal bir "ağır sıklet" haline getirdi.

Ancak Fidan'ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarında ve özellikle KAAN örneğinde olduğu gibi sert tespitlerinde "bürokratik hassasiyetle siyasi hesap" arasındaki ince çizgiyi gözettiği görülüyor. Kulislere yansıyan bazı iddialar -Fidan'ın adının Erdoğan sonrası senaryolarla anılmasından rahatsız olduğu, parti içi güç dengelerinin henüz netleşmediği-bu çerçeveyi güçlendiriyor.

Meselenin iki boyutu: Teknik risk ve siyasi risk

Bu tartışmayı dengeli okumak için iki boyutu ayırmak gerekiyor:

Teknik risk: Eğer motor lisanslarındaki gecikme ciddi ise, Türkiye'nin yerli savaş uçağı takvimi gerçekten sarkabilir. Bu risk ne inkâr edilebilir ne de abartılabilir; sadece yönetilebilir.

Siyasi risk: Hakan Fidan'ın açıklaması, farkında olarak veya olmayarak Erdoğan sonrası dengelere dair bir "güç testi" anlamı taşıyabilir. Çünkü bu kadar sembolik bir projede "açık konuşmak" iktidar içinde "pozisyon almak" şeklinde de algılanır.

Bu nedenle Fidan'ın açıklaması bir yandan Türkiye'nin ABD'ye mesajı olabilirken, öte yandan AKP içindeki hizalanmaların da ipuçlarını taşıyor.