CHP ve Toplumsal muhalefet

İnanç Uysal
05.04.2025
8

Toplumsal muhalefetin dışlanarak, Cumhurbaşkanlığı adaylık meselesinin CHP'nin iç işi olarak algılanmasının, bu vesileyle Ekrem Bey'e erken çıkış yaptırılmasının altında yatan iç ve dış dinamiklerin ne olduğunu henüz bilmiyoruz.

Elbette konuyu şimdi ancak sonuçları üzerinden değerlendirmek zorundayız. Yine de hem ben ve benim gibi bir çok muhalif daha bu adaylık konusu açıldığından beri çok erken bir hamle olacağının altını çizmiştik. Özellikle diğer en güçlü potansiyel aday olan Mansur Yavaş da bu süreci çok erken olarak nitelendirmişti.

Eğer sonuçları üzerinden değerlendirmeye devam edersek bunun bedeli Ekram İmamoğlu'nun tasfiyesi şeklimde özetlenebilir. Eğer herhangi bir şüphe hissetmeden, bu hamlenin iyi niyetli bir yanlışlık olduğunu da varsayacaksak o zaman Sayın İmamoğlu'nun son derece vasıfsız bir danışman kadrosu olduğunu söylemek mümkün.

Yine de hemen öncesinde yapılan toplantılarda alınan uyarıların değerlendirmeye alınmamış olması geldiğimiz noktada Türkiye'deki potansiyel bir çok rakibi etkisiz hale düşürünce insanın aklına bu bir tuzak mı idi acaba diye sormak geliyor.

Eğer bunun bir tuzak olduğu ile ilgili bir ön kabulümüz olursa hukuki tarafını bir tarafa bırakarak bu tuzağı kuran ya da kurduklarını fark etmeden akışa kapılan danışman kadroyu kimin organize ettiğini de düşünmek gerek mi yor mu

Şimdi kesinlikle masumiyet karinesi üzerinden savunulması gereken bir durum var ama bu duruma rağmen kendilerini savunmak konusunda hamle yapan herkesi dışarıya itmeye çalışan bir CHP yönetimi de var.

Eğer bugün toplumsal olarak bir muhalefet organizasyonu söz konusu olacaksa bunun CHP tarafından sahiplenilmesinde dikkat edilmesi gereken taraflar var. Elbette bu muhalefeti terörize etmeye çalışacak olanlar var ama sanırım o konuda bir uyarıya gerek yoktur artık. Zaten DEM Partinin nedense bu muhalefetin içine hiç dahil olmamasından da alınması gereken dersler var ve bunları defalarca yazdım . O sebeple oraya tekrar girmeden CHP'nin burada toplumsal muhalefetten uzaklaşmaya başlamasının altını yeniden çizmek gerek diye düşünüyorum.

Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluk halinin devam ettiği bu süreçte yapılacak olan CHP kurultayı belki Özgür Özel'in elini biraz rahatlatabilecektir, ancak bu durum İmamoğlu'nun yargılanması ile ilgili süreci etkilemez görünüyor. O zaman İmamoğlu tutuklu yargılanmaya devam ederken, süreç de daha epey uzayacak gibi görünürken, sonuç sadece CHP'nin iç meselesi olarak algılanmaya devam edecektir.

Bu kongreden sonra Özgür Özel yeniden hem siyasi hem de toplumsal muhalefeti bir arada tutmak adına bir dil geliştirebilir mi onu göreceğiz.