Romanya'da futbol, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında yalnızca bir spor dalı değil, aynı zamanda devlet yapısının ve kurumlarının bir yansıması olarak da şekillendi. Nicolae Ceaușescu döneminde bu durum daha belirgin hâle geldi. 1965'ten 1989'a kadar süren bu süreçte iki büyük kulüp öne çıktı: Steaua București (Türkçede yaygın kullanımıyla Steaua Bükreş) ve Dinamo București (Dinamo Bükreş). Bu iki kulüp, sadece sportif başarılarıyla değil, bağlı oldukları kurumlar nedeniyle de dikkat çekti.
Steaua Bükreş, 1947 yılında Romanya Kraliyet Ordusu bünyesinde kuruldu. Kulübün adı zaman içinde değişiklikler geçirse de, temel olarak ordunun takımı olarak varlığını sürdürdü. avuşesku döneminde kulüp, Savunma Bakanlığı ile doğrudan bağlantılıydı. Bu durum, takımın organizasyon yapısını ve oyuncu teminini etkileyen unsurlardan biri oldu. Oyuncuların bir kısmı askerlik hizmeti kapsamında kulübe katılıyor, böylece takım geniş bir oyuncu havuzuna erişebiliyordu.
Dinamo Bükreş ise 1948 yılında İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak kuruldu. Kulüp, özellikle polis teşkilatı ve güvenlik birimleriyle ilişkilendirildi. Bu bağ, Dinamo'nun idari yapısını ve transfer süreçlerini etkileyen bir unsur olarak öne çıktı. İki kulüp arasındaki rekabet, bu kurumsal farklılıklar nedeniyle sadece sportif düzeyde kalmadı; aynı zamanda devlet içindeki farklı yapıları temsil eden bir karşılaşma niteliği de taşıdı.
1960'lı ve 1970'li yıllarda her iki kulüp de Romanya futbolunda güçlü bir konuma sahipti. Lig şampiyonlukları genellikle bu iki takım arasında paylaşıldı. Liga I içerisinde oynanan maçlar, özellikle Steaua ve Dinamo karşılaşmaları, ülke genelinde büyük ilgi gördü. Bu dönemde kulüpler, altyapıdan yetişen oyuncuların yanı sıra ülke içinden yapılan transferlerle kadrolarını güçlendirdi.
1980'li yıllara gelindiğinde Steaua Bükreş, Avrupa futbolunda da dikkat çeken bir başarı elde etti. 1986 yılında European Cup Final 1986 finalinde FC Barcelona ile karşı karşıya gelen Steaua, normal süresi golsüz biten maçta penaltı atışları sonucunda galip geldi. Bu zafer, Romanya futbol tarihinde önemli bir yer edindi. Kaleci Helmuth Duckadam, penaltı atışlarında yaptığı kurtarışlarla maçın öne çıkan isimlerinden biri oldu.
Steaua'nın bu başarısı, kulübün uluslararası düzeyde tanınmasını sağladı. Aynı dönemde takım, Avrupa kupalarında düzenli olarak mücadele eden ekiplerden biri hâline geldi. 1989 yılında bir kez daha Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline yükselen Steaua, bu kez AC Milan karşısında sahadan mağlup ayrıldı.
Dinamo Bükreş de uluslararası arenada belirli dönemlerde dikkat çeken sonuçlar elde etti. 1983-84 sezonunda Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale kadar yükselen takım, bu süreçte önemli rakipleri eleyerek adını duyurdu. Ancak final aşamasına ulaşamadı. Dinamo'nun Avrupa kupalarındaki performansı, kulübün Romanya dışındaki bilinirliğini artıran unsurlar arasında yer aldı.

8