"Adaylığımı İbrahim Tatlıses istedi"

İnanç Uysal
13.01.2025
13

Cumhurbaşkanı Erdoğan Güneydoğu Anadolu seyahati yaptı. Enteresan şeyler söyledi. Diyarbakır'dan Türkiye'den farklı bir ülkenin şehrinden bahseder gibi bahsetti. Belki de benzetme sanatına kurban gitmiş bir cümle idi

Sonra Esad ile ilgili olarak kullandığı ifadeler arasına Kemal Kılıçdaroğlu'nun adını kullandı. Dedi ki 'Fikri akrabalıkları olan Baas rejiminin düşmesini hazmedemediler, Hadi eski genel başkanlarının kuyruk acısını biliyoruz. Onun Baas rejimi ve Esad rejimine olan sevgisinin altında farklı sebepler var. Ama yeni genel başkanın neden bu kadar rahatsız olduğunu merak ediyoruz.

Mesela Kemal Kılıçdaroğlu'nun hangi sebeplerle Baas ve Esad rejimine sevgi duyması gerektiği ama Özgür Özel açısından böyle bir şeyin gerekmediğini açıkçası biz de bu cümlelerden sonra merak ediyoruz.'

Bu ifadelerden anlam çıkaracak o anlamlardan da kendisine alan oluşturmaya kalkacak bir sürü insan var bu coğrafyada oysa. Sayın Cumhurbaşkanı'nın da bunu bilmemesi mümkün değil.

Aynı seyahatte İbrahim Tatlıses ile de sahnede görüntü veren Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki niyetini de Tatlıses ile birlikte açıkladı ilk kez bu kadar net olarak. Durum İbrahim Tatlıses istedi mecburen aday oldu durumuna geldi neredeyse. Sonra aynı Tatlıses'in daha önce İsrail de verdiği konserde İsrail ile ilgili söylediği övücü cümleler gündem oldu doğal olarak.

Aynı seyahatte Erdoğan çocuklara para ve oyuncak dağıttı. Bu da hep söylediğimiz yoksulluğu yönetme hamlelerinden biri idi. Aileleri tarafından o paraların verilemediği o oyuncakların alınamadığı çocuklar hazinenin yardımları ile ayakta duran ailelerinin yanında Cumhurbaşkanından hediye alarak mutlu oldular. Ama aldıkları para zaten onların parası idi.

Özetle bu seyahatin hafızalarımızda hiç de iyi hatırlamadığımız bir çok şeyi aynı anda canlandırmış olması belki de sadece bizim kuşağın sorunudur. Neticede sonraki kuşaklardan vekil olanlar bile Erdoğan'ın dünyanın gelmiş geçmiş en büyük 20 liderinden biri olduğunu söylüyor. Zaten bizim açımızdan da orada bir sıkıntı yok ama sadece diğer 19 liderin kim olabileceği üzerinden tartışıyoruz konuyu.

Kendilerine kanaat önderi vasfı yükleyen gasteciler ve sosyal medya mücahitleri de bir taraftan Atatürk düşmanlığını körüklüyor, bir taraftan siyasal Alevilik diye bir tanımlama aleviler üzerinden bir ayrıştırma üretiyor. Bir taraftan da APO'nun nasıl muteber bir adam haline dönüşeceğini anlatıyor.

Kendi adıma açık söylemek gerekirse bütün bu olan bitenlerin sadece Erdoğan'ın yeniden adaylığı için planlanmış hamleler olduğunu hala düşünmüyorum. Ama o durumda aradan çıkarılabilir gibi duruyor. İçinde bulunduğumuz sistemin verdiği yetkilerden vazgeçmenin zorluğu bir kenara eğer 20 yılı aşan bir iktidar değişirse o zaman diliminde olanlar da baştan aşağı incelenebilir gibi duruyor.