Sinek aklı karşısında insanın hali!

Çalışan arılar aralarında bilfiil çalışmayanları barındırmadılar. Kendi aralarında birbirlerini ötekileştirmediler. Gruplaşmadılar, tefrikaya düşmediler. Zaafa sürüklenip zelil ve perişan olmadılar. İş taksiminde sıkıntıya girmediler. Her bir arı kendi işinden başka hiçbir işe karışmadı. Kovan içindeki düzenin bozulmaması için her arı kendi işini sadakatle harıl harıl yapmaya devam etti. Nöbetçi arılar, görevlerini ısrarla sürdürdüler.

Yediklerini bile kendi ve kendilerinden başkalarının yararına şifa halinde sunmaktan çekinmediler. Bonkörce ikram ettiler. Ortalama altmış bin can arı bir tek can olan ana arı emrine karşı çıkmadılar. Bu kadar olumlu, bu kadar verimli ve böylesi ahenkli çalışmayı küçücük bir sinekte görmek insan hayranlığını zirveleştiriyor.

İşte burada insan haysiyet ve asaletine mütenasip engin bir muhasebe yapmak gerekiyor. Özellikle İslam davasını savunma ve yaşama sevdasında olan müslüman insanların hiç olmazsa "nuha akılları" ile düşünmeleri çok önem arzetmektedir.

Siz, o yerden çıkardığımız rızıklardan yiyin, hayvanlarınıza da otlatın. Muhakkak ki bunda nuha akıl sahipleri için alamet ve ayetler vardır. (Tâhâ:20/54)

Ayeti kerimede mutlak kudret ve mutlak hikmet Sahibi Allah Teâlâ, bütün insanlara hayat sahibi olduğu şuurunu hissettirip hatırlatıyor. İlgilerini çekiyor. Gelen ayette ise insana yalnız yiyip içen canlı değil, paylaşan varlık olduğunu hatırlatıyor.