"Kıldan ince kılıçtan keskin"(8)

"Kıldan ince kılıçtan keskin"(8)

İlhan Oral

Evrende galaksilerden zerrelere varıncaya kadar her an her şeye fasılasız mutlak manada hâkim olan Kaadiri mutlak Allah'ın kanunlarının hükmü süregelmektertedir.

Kaadiri mutlak Allah Teâlâ'nın kanunları, beşerî zaaflarla mülevves olmuş, çıkar ve düşmanlık üzere vazedilmiş, "biri yazar biri bozar," "ya da Ali yazar Veli bozar" saçmalıklarından münezzehtir. Uykuya direnemeyen, başına geleceklerden kurtulamayan, ölümüne çare bulamayan zavallı insanın yaptığı "kanun," gün gelir kendi başına belâ olur. Kanun yaparlar. "Suça denk ceza" yerine suçu aşırı cezalarla bastırmaya yeltenirler. Suç ve cezanın dengesi sarsılır, başka dengeler de bozulur.

Hani ithal edip getirdikleri, yere ve göğe sığdıramadıkları demokrasi, çoğunluk sistemi idi ya, yeri geldi, "tu kaka" oldu. Seçimi, kendilerine destek güç olarak kabul eden zihniyet, ayar tutturamadı yalpalamaya başladı. İhanet şebekesi olduğu gerçeğini gizleyemedi. Demokrasiye kılıf giydirdiler. Demokrasi, öyle herkese ait bir sistem olmadığını savunma moduna girdiler. Demokrasi makul çoğunluğun sistemi oluverdi!

İşte, beşer kanunu bu kadar izafi, bu kadar yalıtkan, bu kadar bencil ve bu kadar uyduruk bir sistemdir. Onun için asla âdil olamaz. Başkalarının haklarını kabul etmez, doğruya yanaşmaz. Bencilliklerine hiçbir zaman sınır tanımaz, doğrular kabullenmez

Bu zihniyetteki zümre, aşırı bencildir. Ayni oranda da aşırı istismarcıdır. Bunlar "deveyi hamudu ile yutarlar." Devleti inek zanneder, yağını, peynirini, kaymağını, hak etmedikleri halde zimmetlerine geçirirler. Rüşvet ve dolandırıcılıkla zimmetlerine geçirdikleri mal ve parayı kapışırlar.

Hele seçimle işbaşına gelenler "dokunulmaz zırhına" bürünürler. Çantalarla, çuvallarla yetiştiremezler, jetlerle haram paraları diyâr diyâr dolaştırırlar. Güyâ aklamış olurlar. Sonra da asgarı ücret polemiği ile yürüyüş yaparlar. Gövde gösterisi yapmakla güçlü ve haklılık psikozuna girerler.

Onlara açık ve samimi teklifim vardır. Bu teklifim yalnız onlara değil, seçilmiş ve yetki makamına getirilmiş her sorumluya yapılmaktadır. Gelin hepiniz toparlanın. Şu milletvekilleri için çıkarılmış "kıyak emekli maaşı kanununu" yürürlükten kaldırın.

Âdeta mütegallibe işgal güçlerinin talan ettiği gibi gasp yoluyla edindikleri "kıyak emeklilik" haracını alanlar bilmelidirler ki, bu hak değildir. Hiçbir gerekçe ile müktesebatları da olamaz. O halde onda bunda adalet arayanlar, bu millete geri zekâlı muamelesi yapmayın. Bir Adnan Kahveci cesareti gösterin. O katmerli ve hiçbir emeğin karşılığı olmayan