"Kıldan incekılıçtan keskin" (4)
İLHAN ORAL
"Kıldan ince kılıçtan keskin," kavramı, hayatın çilelerinin hikmetlerini meydana çıkarır. Nice üstü küllenen kor gibi dertleri bir bir teşhis eder. Güneş gibi aydınlatır.
Burada bunun önemini açıklamak üzere karmaşık bir meseleyi net ifadelerle gündeme getirmeye çalışacağım. Allah'dan başka hiç kimse Hâkim değildir.
"Allah, kendinden başka ilâh olmadığına şâhittir, melekler ve ilim sahipleri de ondan başka ilâh olmadığına kıst adaletiyle kıyam halinde şâhittirler. O'ndan başka ilâh yoktur. O, Azizdir, Hâkimdir, hüküm ve hikmet Ona aittir." (ALİ imran 3/18)
Ayeti kerimedeki "kıst" kelimesi müstesna bir mana ihtiva etmektedir. Aslında her tür beşerî değerlendirmelerin çok üstünde ve bir o kadar da pürüzsüz anlam içermektedir. İnsanların kullandığı adaletin simgesi iki kefeli terazidir. Terazi kefeleri tam ayar tutturamayabilirler. Amma "kıst" adaletinde sapma ihtimali yoktur.
Çünkü en başta "kıst" adaleti her şeyden münezzeh Allah'ın adaletidir. O adalette ancak Onun Kitabı Kur'an'ı Kerimde ısrarla bize emredilmektedir. İşte onun için o karmaşık meseleyi net ifadelerle anlatılması gerekir. Bu da bugünkü dünya konjonktüründeki kadın meselesidir. Münezzeh ve Müdebbir Allah'ın kanununda kadına en önemli görev verilmiştir. Aslında bu görev, bütün görevlerin kaynağıdır.
İmar, ibate, iaşe, iskân, idare, kalkınma velhasıl her tür doğal ve beşerî görevler, kadının analık görevi olan insan üretiminden sonra gelir. Onun için analık görevi insan için asıl görevdir. Diğer görevlerin tamamı tâli görevlerdir. Bu görev elbette ebeveyn beraberliğiyle başlar. Esrarengiz hikmetlerle, ibretlerle iç içe gelişirler.
Şeriki olmayan Allah bu görevi, Kitab'ı Kerim'inde mu'cizevî özellikleri ile bir cümlecikte ifade ediyor. "Kadınlarınız sizin için bir ekin alanıdır..." (Bakara: 2/223)
Bize göre sayılması mümkün olmayan evrendeki gezegenleri sonsuz boşlukta zeminsiz ve askısız yaratıp yöneten, milyarlarca yıl hiç fasıla vermeyen Kadir-i mutlak, kudreti sonsuz ve hikmeti nihayetsiz Allah, kadının görevini böyle açıklıyor.
Şimdi biz, bizi bu sonsuz âlem içinde dünya denen seyyarede insan olarak yaratan, her tür nimet ile donatan, bize akıl gibi bir enerjiyi lütfedip yükleyen Rabbimiz Allah'ın fıtratına nasıl müdahale edebiliriz İnsanın böyle bir müdahale yapmasına nasıl bîgâne kalabiliriz Bundan nasıl sıvışıp kaçabiliriz Böyle ağır bir vebalin sorumluluğundan kurtulmamızın mümkün olduğunu mu zannederiz

8