Kur'an-ı Kerim'de bunlar için "müzebzebîn" ifadesi kullanılır; Onlar arada müzebzebîn (ya onlara ya öbürlerine gider) durumdadırlar. Ne müslümanlara ne de kâfirlere bağlı değildirler. Allah kimi şaptırırsa ona bir çıkış yolu bulamazsın. (Nisa:4/143) Böylesi kişilik çöküşü ve kargaşası toplumu karanlığa sürüklüyor.
Kapkaranlık gelişen böyle bir zihniyetin ne yapabileceğini düşünmekten daha çok görüp de muhasebesini, mukayesesini yapmak ve neticelerini anlamak gerekir.
Evet, işte bu zihniyet tarafları zıtlaştılar, parçalanma moduna girdiler. On binlerce insanın canına kıyan terör çetesine alet oldular. Şimdi de siyasî terör estirmeye başladılar. "Toplama su ile değirmen çalıştırmaya " umut bağlayan çeşitli çevreler birçok belediyeyi bunlara kazandırdılar. Kazandırdıkları belediyelerde ilgili kadrolar görülmemiş istismar ve haksız uygulamalar yaptılar. Tabii olmamalı idi.
Taraftarlarına haksız ihaleler kazandırdılar. Bundan kuleleri andıracak kadar çok para transferi yaptılar. Halka hizmet yerine nice doyumsuzu zenginleştirdiler. Rüşvet bataklığına battılar. Gelirlerinin fevkinde lüks hayata daldılar. Kurallar ve yasalar dışına taştılar. Valizler dolusu rüşvet paraları aralarını açtı. Ahlâkî değerleri sollayıp geride bıraktılar. Bunca "tüyü bitmemiş yetimin hakkını" bile çarçur ettiler.
Aşırı derecede yedikleri haram para yüzünden birbirlerine kin beslemeye başladılar. Fırsatı ganimet olarak bilenler yeri geldi, itirafçı oldu. Bu durum milleti hatta ayni siyasî taraftarları fazlası ile gerip hırpalamaya başladı. Elbette yazık oldu.

4