Bu merhamet atmosferinden yoksun kalan nesiller çığırından çıktılar. Bundan sonra da kötülükler her taraftan yanardağ lavları gibi püskürmeye başladı. İğrenç cinayetlerin uğramadığı mekân ve yürek kalmadı. Patlak veren acı olaylar olup bitince de fırsat bulan her kes kurtarıcı oluverdi. Terâneler çoğaldı. "Bunlara ağır cezalar verilsin", "Devlet daha etkin tedbirler uygulasın, cezalar artırılsın, ana baba çocuğuna sahip olsun." Daha neler neler Destanlar halinde fetvalar yoğunlaştı, gırlagidiyor.
Tamam, bunlar her birinin "o inci taneleri gibi fetvalarını" anladık! Saygı ile de karşıladık. Bu kadar "bulanık suda balık avlayan" bilgelik taslayan tefrikacı şaşkınların hangisinin "fetvası, yanan gönüllerin ateşini söndürüp sakinleştirebiliyor
Hangisi gözyaşlarını dindirecek Hangisi cinayete kurban giden canları geri getirecek Hangisi kaybedilen umutları yeşertecek Hangisi toplumun huzurunu, güvenini teminat altına alacak Hangisi her hangi bir derde derman olacaktır. Hangisi şiddetle dağıtılan aile bireylerini yeniden mutlu ve sıcacık yuvalarına döndürecektir
Kadınlarımızın kimi medyanın güçlü güzel temsilcisi, kimi kahraman asker, kimi etkin emniyetçi, kimi çamurlar içinde yüzdürülen çıplak sporcu, kimi süslü ve göz kamaştıran güzel siyasetçi, kimi el âlemin çocuğunu hırpalayan anaokulu öğretmeni, kimi aşağılayıcı kaynana düşmanı, kim sokakların süslü güzeli, kimi ağır vasıta sürücüsü olarak piyasaya çıktılar. Kimi de her tarafı problem milletvekili.

12