Pırasa gibi doğranıp oraya buraya atılacak kadar değersizleştirilen kızlarımızın, kadınlarımızın sorumluluğunu kim üstlenecek Kadını yeniden evinin sultanlığına, hanımefendilik makamına davet edecek olanlar neyi beklerler Kadını yeniden zarafetine, analık asaletine, kadınlık fıtratına, ona asaletini yaşatacak tesettürüne ve özellikle mazbut hayatına kim ısındıracak "Git kınalı kuzum" diyerek evladını şehitlik makamına hazırlayacak o anaları kim yetiştirecek "Cennet anaların ayakları altındadır" buyuran peygamberini kim ciddiye alıp mücadelesini verecek
Yalnızca asimile değil, her tür aşağılama ile nesillerimizi yokluğa sürükleyen düşmanlar vardır. Onları aratmayacak kadar da "kassasûn" hikâyeci güyâ İslam mücahitleri vardır. Bunların hepsi kadın düşmanlığında âdeta yarış halindedirler.
Nesillerimizi yokluğa sürükleyen düşmanları anlamak mümkündür. Amma şu "kassasûn" hikâyeci güyâ İslam mücahitlerini kadın düşmanlığında anlamak korkunç bir vahamettir. Koca bir devlet Osmanlının çöküşünde her taraftan gelen korkunç acı, çaresizlik ve umutsuzluklar dert yüklü Mehmed Âkif'i âdeta çıldırtıyordu. Dünyanın en güçlü, en âdil ve en medenî Devleti Osmanlı çatır çatır çöküyor, cephelerde nice yüreği gamlı anaların "kınalı kuzuları" telef olup gidiyorlardı. Diğer tarafta devlet millet bitkin ve yorgundu. Açlık sefalet milletin belini bükmüş, çaresizlik zirvedeydi.

4