Geçen haftaki ameliyat başarılı geçti demiştim. Bu pazar gecesi ise birden fenalaştım. Hastabakıcı ve hemşire hanımlar seferber oldu. Yeni bir ameliyata aldılar. Ani kanama durdu. O an insan, bu memlekette hâlâ işini ciddiyetle yapan, vicdanıyla çalışan insanların varlığına şükrediyor. Hiçbir kavmin kadınları, Türk kadınları gibi birleşemez, böyle zor anlarda bu kadar soğukkanlı ve becerikli davranamaz.
GEÇTİĞİMİZ hafta pazartesi günü Prof. Dr. Yakup Kordan Hoca'yla Koç Üniversitesi Hastanesi'nin uzun koridorlarından geçerek anestezi için ameliyathaneye doğru ilerliyoruz. İnsan böyle anlarda ister istemez etrafına bakıyor; modern tıbbın disiplinli sessizliği, koridorlarda yankılanan adımlar ve yüzlerdeki ciddiyet, insana bu işin ne kadar büyük bir organizasyon olduğunu hatırlatıyor. Uzun ameliyattan sonra bir iki müdahale daha yapıldı. Hepsi gayet çabuk bitti.
Türkiye mucizeler ülkesi; bir kısmı mucizeler yaratıyor, diğerlerinin ise dünya umurunda değil. Başka hangi toplumda bu kadar kaliteli insan, diğerlerini taşır Bu ciddi bir sorudur. Umutlarını Almanya'ya, Amerika'ya bağlayanlara söyleyelim; Almanya bugün Hindistan'ın 300 milyon yoksul, becerikli, yer yer gaddar ve her işi yapmaya hazır, pasaport için her yolu deneyecek insanıyla birleşmiş durumda. Almanlar kendilerine yeni bir müttefik, yeni bir iş gücü bulduklarını zannediyorlar. Bu onların sorunu. Kargalar güler. Ama bizim de onlardan uzak durmamız gerekir; çünkü mesele sadece iş gücü değil, medeniyet ve insanlık meselesidir.
Haberin DevamıTÜRK KADINLARI ÇOK BECERİKLİ
Geçen haftaki ameliyat başarılı geçti demiştim. Sevimli, çalışkan hemşireler işlerinin başındaydı.
Bu pazar gecesi ise birden fenalaştım. Koğuşta hastabakıcı Sevim Hanım, Dr. Şevval Kanlı, hemşirelerden Tuğba ve Çağla hanımlar hepsi birden beni ıstırabımdan kurtarmak için seferber oldular. Yeni bir ameliyata aldılar. Ani kanama durdu. O an insan, bu memlekette hâlâ işini ciddiyetle yapan, vicdanıyla çalışan insanların varlığına şükrediyor.
Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa'ya telgraf çekeceğim: "Paşam, dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır."
Belli ki bu dünyada feminist inkılabını da Türkler yapar. Çünkü hiçbir kavmin kadınları, Türk kadınları gibi birleşemez, böyle zor anlarda bu kadar soğukkanlı ve becerikli davranamaz. Bu, kitaplarda yazmaz ama hayatın içinde apaçık görülür.
Haberin DevamıSağlığın önemi malum, maarifin önemi de malum. Bazı alanlar vardır; dokunulmaz insanlar tarafından, ehil ellerce yönetilmelidir. Bu diktatoryalarda da böyledir, demokrasilerde de. Kabiliyetli insanlara dikkat etmek, onları yerli yerinde kullanmak zorundayız. Eğitimimiz gerçekten iyi bir eğitim olmak istiyorsa, aynı kurala tabidir. Liyakat olmazsa ne sağlık ayakta kalır ne eğitim. Geriye sadece gürültü kalır.
BABÜRLÜLER VE EKBER ŞAH
BABÜRLÜLER Devleti'nin adını bizde genellikle "Mughal İmparatorluğu" diye bilirler; çünkü literatüre böyle girmiştir. Büyükelçi Halil Akıncı buna çok kızmıştı. Bana kalırsa hiç kızmasın. Bu konuda kızacağı kişi bizzat Timur'un kendisidir. Koskoca hanlığı bırakıp kendini Cengiz ailesinin damadı diye tanımlayan odur. Hintliler "Mughal" dedi, İngilizler de hazır kalıba oturttu.
Haberin DevamıOysa Hint İmparatorluğu coğrafyasında Türk kalıntısı köyler vardır ama Moğol kalıntısı köyler yoktur. Pakistan'da Türk izlerine rastlanır, Mughal diye anılabilecek somut bir Moğol mirası yoktur. Yeni Hintli mimarlar da artık bu tabiri kullanmıyorlar. Babür üslubu, son derece yüksek ilimlere vakıf bir Timur Han torununun eseridir. Babür, uzun bir mücadele sonunda Hindistan Türk İmparatorluğu'nu kurdu. Sanırsınız orada yaşayacak, orada ölecek. Yaşadı, öldü ama oraya gömülmedi; naaşını Herat'a taşıttı.
Kuzey Hindistan'ın her köşesi Babür devri camileriyle doludur. Tac Mahal de Babürlülerin yaptığı bir eserdir.

27