Antalya Diplomasi Forumu vicdan temelli bir küresel sistem arayışının mekânı oldu

Antalya Diplomasi Forumu, Batı'nın boykot ettiği platformda küresel güneyin stratejik özerkliğini mi, yoksa Türkiye'nin iç sorunlarını örtbas eden diplomatik tiyatroyu mu başarıyla yönetiyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Antalya Diplomasi Forumu'nun her yıl artan etkisiyle uluslararası sistemde adil ve kapsayıcı bir alternatif oluşturduğu iddiasını öne sürüyor; bunu, Rusya-Ukrayna ve Azerbaycan-Ermenistan arabuluculuğundaki başarılar ve Batı medyasının artan ilgisiyle destekliyor. Ancak forum, aynı zamanda Batılı müttefikler tarafından boykot edilen ve Türkiye'nin Batı'dan uzaklaşmasını gizleyen bir platform olarak da değerlendirilmekte—bu çelişki, forumun gerçek işlevinin ne olduğu sorusunu açık bırakıyor.

Antalya Diplomasi Forumu, her geçen yıl yalnızca bir buluşma platformu olmanın ötesine geçerek uluslararası sistem tartışmalarında etkili bir aktöre dönüşüyor. Krizlerin derinleştiği bir çağda forum, konuşamayanların konuşabildiği, yan yana gelemeyen aktörlerin aynı masa etrafında buluşabildiği nadir zeminlerden biri haline gelmiş durumda. Bu yönüyle klasik diplomatik toplantılardan ayrışarak daha kapsayıcı ve işlevsel bir karakter kazanıyor.

Özellikle Ukrayna-Rusya savaşı sürecinde tarafları bir araya getirebilmesi ve Gazze'de yaşanan insani trajedi sırasında mazlumların sesinin duyurulabildiği bir platforma dönüşmesi, forumun uluslararası rolünü güçlendirdi. Önceki yıllarda dünya medyasında daha çok "haber" olarak yer bulan Antalya Diplomasi Forumu, artık analizlere konu olan, Türkiye'nin diplomatik etkisini tartışmaya açan bir merkeze evrilmiş durumda.

Nitekim Der Spiegel gibi bazı Avrupa basın organları, Türkiye'nin diplomasi kanallarını açık tutma kapasitesinin bölgesel etkinin ötesine geçtiğini vurgularken, Almanya'nın en saygın haftalık yayınlarından biri olan Die Zeit, "Kararlar, odada bulunanlar tarafından alınır" anlayışına atıf yapılarak "Dünya Antalya'da geleceği tartışırken Almanya kapının dışında kaldı" yorumu manşete taşındı. Söz konusu yazıda yapılan değerlendirme, farklı aktörleri bir araya getiren bu platforma Berlin'in neden yeterince dahil olmadığını sorguladı. Bu durum, forumun sadece Türkiye açısından değil, küresel diplomasi açısından da dikkat çekici bir konuma ulaştığını gösteriyor.

Associated Press (AP) gibi Batılı haber ajansları ve kaynaklar, önde gelen Batılı müttefiklerin foruma üst düzey katılım göstermemesini, Türkiye'nin Rusya gibi aktörlerle kurduğu sorunlu ilişkilere yönelik politik bir tepki ve dışlayıcı bir boykot olarak yorumlamaktadır. Asya basınına örnek olan South China Morning Post gazetesi ise forumu, ABD destekli küreselleşmenin temellerinin sarsıldığı bir ortamda Küresel Güney'in "stratejik özerklik" arayışını dile getirdiği önemli bir alternatif sahne olarak öne çıkarmaktadır. Caspian Post ve Anadolu Ajansı gibi bölgesel ve yerel basın organları, forumu Münih veya Davos gibi Batı merkezli katı kurallı yapıların aksine, farklı görüşlerin tek bir anlatıya zorlanmadan gayri resmi bir şekilde tartışılabildiği kapsayıcı bir zemin olarak görmektedir.

Yine bu yayınlarda forumun en büyük diplomatik başarısı olarak, sorunların dış aktörler yerine bölge ülkeleri tarafından çözülmesini savunan "bölgesel sahiplenme" vizyonu ile yürütülen Rusya-Ukrayna ve Azerbaycan-Ermenistan arabuluculuk çabaları gösterilmektedir. Sonuç olarak küresel basın ADF'yi, kimilerine göre tek kutuplu düzene kafa tutan başarılı ve çok yönlü bir diplomatik merkez, kimilerine göre ise Batılı müttefiklerden uzaklaşılan ve iç siyasetteki sorunların diplomatik bir tiyatroyla örtbas edildiği çelişkili bir platform olarak iki farklı uçta değerlendirmektedir.

Antalya Diplomasi Forumu, Türk dış politikasının "lider diplomasisi" ve çok yönlü angajman anlayışının rafine bir yansıması olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşımın benzer bir örneği, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında Türk Evi'nde gerçekleştirilen yoğun lider temaslarında da görülmüştü. Bu tablo, Türkiye'nin farklı coğrafyalardaki kriz alanlarında aktif rol alma çabasını ortaya koyuyor.