Yeni vazifesi CHP'ye hayırlı olsun

Ooooo. İşin ruhu çok vahim. CHP'li seçmen iki dağın arasına gerçekten sıkışmış: biri partiyi yiyicilerden ve tecavüzcülerden aklama yarışına destek verenler diğeri "Haram helal ver Allah, CHP'li kulların yer Allah, yeter ki iktidara gelelim Allah" diyen Özgürcüler.

Anlaşılıyor ki CHP'liler o yana da dönse, bu yana da dönse Ak Parti'ye siyasi sermaye olmaya devam edecekler. İki arada bir derede kalan CHP'li seçmen ne olacak

Özgür iktidara gelse bile CHP'de kalanlar onları yiyip bitirir.

Defaatle yazıyorum: CHP'nin başına gelen bu bela ve tartışmalar Şeyh Said'in bedduasından, İskilipli Atıf Hocanın bedduasından, Topal Osman'ın ve Ali Şükrü Beyin bedduasından, rahmetli Adnan Menderes'in bedduasından kaynaklanmaktadır. CHP bunu anlamamaya devam etmektedir. Bu bedduaları duyan gereğini yapıyor çok şükür.

Zaman zaman CHP veya başka isimle iktidara da geliyor. Kısa süreliğine. Allah onu maskara ediyor, "CHP bildiğiniz CHP" diyor. "Yeni hiçbir şey yok, diyor. Biz dersimizi alıyoruz.

BU KADAR DİN GÖREVLİSİNENE GEREK VAR

Ben sormuyorum bu soruyu. Ülkemizde dinsizler, kriptolar, Rum ve Ermeniler, bir kısım Aleviler, Keldaniler, Maruniler, Süryaniler, Yezidiler var. Onlar soruyor. Hatta Kemalist ve laikçi olanları unuttum. Onlara göre cami fazla.

Ben de inanıyorum ki plansız cami yapımı var ve bazı yerleşim yerlerinde ihtiyaçtan fazla. Lakin planlı bir cami yapılmış olsa yine de fazla olduğuna inananlardanım. Benimkisi pozitif bir bakış açısı ile böyle. Kutsal diye her yere Diyanet'e sorulmadan cami yapılmamalı. Yapılan camiye bir lojman, bir imam bazı yerlerde müezzin/ kayyım atanır. Eğer ihtiyaç fazlası var ise, bu devlete de yük, haksız yere milletin parasını harcamaktır.

Bunu geçelim. Bu saydığım gruplar köküne düşmanlar. Onlara göre imamlar maaş almasa camiye uğramazlar. Para için bu işi yapıyorlar. Çocukları olmamalı, hanımları olmamalı, varsa da sefil bir halde yaşamalılar. Okul, yemek asla olmamalı. İmam bu milletin yüz karası olmalı, ailesi de sürünmeli...

Neden Hiçbir şey üretmiyorlar. Bir icat, keşif yapmıyorlar.

Hımm. Haklı gibi, görünüyorlar.

Bakalım: "1987 yılında Balgat Ortaokulunda DKAB öğretmeniyim. Okulda 113 öğretmen var. Ramazan'ın ikinci günü. Orta birinci sınıftan bir kızımız oruca niyetlenmiş ama okula gelince oruç tutmuş, midesi bulanmış. Öğretmenler su içirmeye kalkmışlar, içmiyor; hap yedirmeye kalkmışlar, almıyor. Öğretmenler Odasına getirmişler. Başına doluşmuşlar, bin bir dil döküyorlar ama çocukcağız orucunu bozmuyor. Bunun Din Hocası kim, nerede demeye başladılar. Baktılar ben oradayım. Benden rica ettiler. Bizi dinlemiyor, belki seni dinler dediler. 'Kızım suyu iç. Sana günah yok, sen hastasın' dedim; kızcağız hiç düşünmeden suyu içti. Tüm öğretmenler bana baktı anlamlı anlamlı."