Yangın var

Yangın var

İDRİS GÜNAYDIN

Ey millet yangın var yanıyoruz. Bu defa cidden yanıyoruz. Sade Karadeniz'in ormanları değil, Akdeniz'in ormanları değil; yangın yurt dışına sıçradı, ABD'ye, Japonya'ya, Çin'e, Maçin'e ulaştı. Korkulacak bir şey yok; bu defa yangını çıkaran biziz, icat hakkı bizde.

Celal Karatüre'den söz ediyorum. Aklım mı çalışmıyor artık, dünyanın algısı mı çalgısı mı, salgısı mı değişti. Reklamın bir anlamı kalmadı mı artık İletişim araçlarının, sosyal medya yönlendirmelerinin bir anlamı kalmadı mı

Düz mantıkla düşünüyorum ama eğri büğrü mantıklara çekiyor beni; içinden çıkamıyorum.

Bre Celal kardeş; sen ne ara Newyork'un o ünlü meydanına uğradın da orada icrai sanat eyledin Japonya'ya vardın da Japonca ilahi söyledin

Aklım almıyor artık. Kendimi işin akışına verdim.

Mübarek adam; senin kostümlerini kim dikiyor Hangi kuaförde makyaj yaptırıyorsun Orkestra ekibin de neler var Onlardan bizim mutfakta da var: bir tepsi, bir su bidonu…

Ey Özgür Özel! Kutluyorum seni! İlk sen farkına vardın bu tehlikenin. Geçen yıl 4-6 yaş grubuna kurs açma işinin Diyanete fatura edilmesinin, günün birinde böyle bir yangın çıkmasına sdebep olacağını ilk sen farkettin. Bravo. Ne kadar haklıymışsın bu sözlerinde.

Ey anaokulu günahsızları, ey ortaokul, lise gençleri! Sizi yerden göğe kadar tebrik ediyorum. Yıllarca inancımıza çeşitli hakaretler, küfürler, alaylar yapıldı, böylesine bir tepki koyamadık. Gölgemizden korktuk. Ya yasadan, ya mahalle baskısından, ya parasız kalırız diye, ya işsiz kalırız diye…. Ama sizin gücünüzü yeni anladık. Siz ne yasadan ve yasaktan korktunuz, ne işsiz ve parasız kalırım diye…

Meğer Hak müdafaasında hakiki kahramanlar geride imiş. Hani peygamberimiz savaşa asker seçerken bazı çocuklar ayaklarının ucuna basarak boylarını büyük gösteriyorlardı ya. Siz öylesiniz. Tebrik ederim.

Bu ateş dünyayı sarmaya devam edecek. Bundan sonra siz önde biz arkada yürüyeceğiz. Gelecek yıl tüm illerde ilçelerde ramazanı karşılama etkinlikleri yapılacak. Ramazanlar eski Ramazan olacak. Ramazan'ın geldiğini sadece takvim, imsakiye ve minare duymayacak; gönüller duyacak.

Şairin sözlerini yeniden hatırlayalım:

"Su değdi çekirdeğe, sevda doldu yeşile,

Filizlenen manalar hakka destur diyecek.

Nasipsiz Kemalistler nursuz geberse bile,

Yeni doğan bebekler doğarken nur diyecek"..

2026'da "şunlar olacak, bunlar olacak" deniyordu. Şimdi inandım 2026'nın bir milat olacağına. Bir de okullarda, "her türlü fikrin tartışılması serbesttir" şeklinde bir genelge yayınlanırsa küfrün ömrü bir mevsim bile sürmez.

Sosyal medyada bir kadın, "çocuklar gece kaldırılır mı Yarın bu çocuk okula gidecek"