Bu cemaat, başlangıçta, biraz da rejimin asabiliğinden dolayı, iki şeyden uzak durmuştur: Diyanet Camilerinde Cuma Namazı kılmamak, İmam Hatip Okullarına çocuk vermemek... Burada biraz haklı olarak da değerlendirilebilirler. Bugün bile Diyanet İmamlarınınçok az da olsa bir kısmının arkasında namaz kilmak caiz midir değil midir tartışması vardır. İmam Hatip Okulları ise safiyetini sürdürüyor mu, tartışıyoruz.
Tüm bunlara karşı bu iki kurumamesafeli durmak, itikadi bir farklılık sayılmaz ancak zamanın ruhu gereğidir.
Ancak Süleymancı Cemaati, mesela şunu da yapmamıştır: Bazı camilerde bazı hocaları seçerek onların arkasında namaz kılmak, İmam Hatip Okullarının içinden bir mücadele başlatıp, okulların ıslahı yolunu benimsememiş, paralel bir eğitim modeli ile paralel bir cami- cemaat yapılanmasına gitmiştir.
REJİMİN İMTİYAZLI CEMAATİ
Bu anlamda Süleymancılar, laik rejimin imtiyazlı bir cemaati oluvermiştir.
1-Her seçimde iktidara gelecek solcu, sağcı, liberal partileri destekleyerek iktidarlardan beslenmişler fakat bu partilerden dindar olandan hep uzak durmuşlardır.
2- Partilerin; iktidara gelemese de mason, solcu, Fetöcü olanlarını desteklemişlerdir.
3- Devletin resmi kurumu olan DİB'i bypas ederek ayrı bir Cuma mescidi oluşturmuşlardır.
4- İmam Hatipleribypas ederek başka bir eğitim metodu benimsemişlerdir.
5- Normal bir cemaat, tarikat görüntüsünden çıkıp, paralarla yuvarlanan örgüt durumuna gelmişlerdir. Devletin bunları bilmemesi mümkün değildir.
6-Böylece yardım almak için dil döktükleri insanlarla bugün karşı karşıya gelmişlerdir.
OĞUZHAN ASİLTÜRK'TEN BİR HATIRA
Ankara'da öğretmen olduğum yıllarda sık sık genel merkez olan "Etaş İşhanı"na gider Oğuzhan Bey rahmetlinin çayını içerdim. Onunla aramızda başka bir sebepten bir dostluk oluşmuştu. Çok akıllı biriydi. Geçmişte, koalisyon dönemlerinde, beraber oldukları hükumetlerle ilgili sorular sorardım. Bir defasında şöyle sordum: "

20