Nasıl yapmalı bilmem ki

Nasıl yapmalı bilmem ki

İDRİS GÜNAYDIN

Türkiye günlük, haftalık, aylık hükumetler döneminden süreklilik arz eden icra hükümetine geçip akla hayale gelmeyen icraatlar yaparken ve tam içeride bir bütünlük arz ederken, hiç hesapta olmayan DEAŞ denilen çakallar Yalova'da meydana çıktı. Üç polisimizi şehit etti. Allah, katında gerçek anlamda şehit olanlardan yazsın.

Nereden çıktı bunlar Arkalarındaki o pis ve korkak el kim Eğer o el, tahmin ettiğimiz el ise, o adi, o şahsiyetsiz, o alçak, o paçavra el ise;

İslam Dünyasının bazıları onlardan daha alçak. Taşeron durumundalar. Onun adına iş bitiriyor, faturayı ona gönderiyorlar.

Kime ne diyeceksin ABD gizli hesaplar peşinde. Avrupa düşman. Rusya menfaati olduğundan veya muhtaç olduğundan dost. Çin, Afrika'daki politikalar yüzünden sana diş biliyor. Afrika, birkaç ülke hariç devlet bile değil.

Yahu, kime güveneceksin Bre alçaklar! Bre namussuz korkaklar! Ne istediniz o gencecik fidanlardan

Ey TBMM! Vicdanınızdan merhamet damarları hep mi kurudu. Getirin şu idamı yahu! Şüphelendiğiniz ne kadar uyuyan hücreleri varsa baskın yapın ve yargılatıp, suçluları asın. Allah aşkına teröristlere merhamet etmeyin, milletin aslan parçalarına merhamet edin.

O kadar açmazdayız ki, derinlemesine düşünürsek öyle. Sivrisineğin Türkiye'ye girmesine mani olamıyoruz. Birilerimizi sokmasına da. Sadece öldürürsek öldürebiliyoruz. Bize dost görünenlerin çoğu bizi içerden ve dışardan ne kadar yerlerse o kadar başarı sayıyorlar.

İçeride bir kez Kemalist DEAŞ var; işi gücü ayar bozmak. Eğer bu DEAŞ batı kaynaklı olsun, Türkiye'deki iş ortağı onlar olmaya dünden aday. Her hücrelerinde de bir büst olurdu.

Bize dost gibi görünen ABD eliyle kurulduğu gün gibi aşikâr olan bu örgüte Yalova'da eylem yapın emrini kim verdi ABD burada masum diyebilir miyiz

Ama elin mahkum… Adamla ticaret yapmak zorundasın.

BEN BİR TÜRLÜ ÇÖZEMİYORUM BU İŞİ

Ben bir semtte oturuyorum, bazen, çok az şehir merkezine geçerim. Bugün de işim gereği Giresun merkeze gittim. Giresun'un en seçkin ve pahalı ürünler satan marketinde işim vardı, uğradım. Ufak bir alışveriş yaptım çıktım. Bu en seçkin dediğim markette dört veya beş kasa vardı; kuyruk. Dışarıda işim gereği Giresun'un trafiğe kapalı alışveriş ve yeme içme mağazalarının olduğu yerde indim, ful dolu. Herkes marka alışveriş yapıyor. Araba, araba… İllallah…. Şoför ellerini açıyor, çaresizlikten dem vuruyor.