İran'ı kalben destekleyelim ama!
İDRİS GÜNAYDIN
Daha önce yazdığım üzere, İran bugünkü halinden, biz Ehli Sünnete karşı daha düşman olsa bile, yine de İsrail ve ABD'ye karşı İran'ın yanında dururuz.
Bu coğrafyanın kültür rengini taşıdığı ve İsrail yayılmacılığının önünde set olduğu için, onların yanında dururuz.
Şurası muhakkak ki;
İslam geleneğinde şu sıfatlar çok önemlidir: Kur'an-ı Kerim, İslam'a ve Hz. Peygambere düşmanlık yaptıkları halde, Yahudi ve Hristiyanlara "EhliKitap" demiş, onları bir kemiğin üzerine yapışmış bir habis ur görüp kazıyıp atmamıştır. İslam Dünyasının en yaygın mezhebi olan "Ehli Sünnet ve Hanefilik, Şafii, Maliki, Hanbeli, Zahiri, İbni Ebi Leyla, Sühreverdi v.d mezhepleri"kendinden saymış ve aradaki farkları makul karşılamış, "en doğrusunu Allah bilir" demiştir.
Yine Ehli Sünnet'in Matüridi ve Eşari kolu; Şia'yı, Zeydiyye'yi, İmamiyye'yi, Caferiyye'yi, düz mantıkla bakıldığında İslam'daki bazı ilkelere aykırılıklarına rağmen, "Ehli Kıble" diyerek İslam dairesi içinde tutmuştur.
Ya buna karşı Şia ne yapmıştır. Ehli Sünnet camiaya ölümden başka ne sunmuştur
Okullarında ders kitaplarına varıncaya kadar girmiş olan "mezhepçilik fanatikliği"anlayışı ile ne yapmak istemektedir Allah diyen her Müslümanın, devamında ne söylediğine bakılmaksızın birlik olması gerekirken hiçbir müspet adım atılmamaktadır.
Akşam, bir İranlı, Tebrizli bir Şii Türk ile konuşuyorum. Mezhebimiz bir olmasına rağmen, Türküz diye bize de işkence ediyorlar, diyor.
Kardeş, sen içindeki sıkıntılarını bugün hallettim sansan bile seni zor günler bekliyor.
Halbuki, iyi füzeler yapmışsın. Şimdi tam birlik olma zamanı değil mi Ehli Kitap, "şu dili konuşan ülkeler veya demokratik ülkeler"

17