İran nereye

İran nereye

İDRİS GÜNAYDIN

1979 yılında, Ayetullah Humeyni İran'a âlâyı vâlâ ile dönünce ve yapılan devrimin adı İslam Devrimi olunca, doğrusu sünni dünya olarak heyecanlamıştık. Hatta Humeyni'nin "devrim ihraç edeceğiz" sözünü bile es geçmiştik.. O güne kadar yaşamadığımız sünni-şii kavgasının o denli yaşanacağını, şiilerin sünnileri bir yahudiden veya hristiyandan daha düşman görüp, kıtır kıtır keseceği zamanlar olacağınıkim söylese asla inanmazdık.

Sünni dünya; şii olmamıştır ama, Humeyni kıyamını harfine kadar destekliyordu. "Humeyni el imam, Humeyni el imam" marşı İranlıların olduğu kadar bizim de dudaklarımızdaydı.

HUMEYNİ'NİN CEVABI

ABD, İran halkından umudunu kesip, sakin düşünmeye başlayınca, İran'a bir teklif yaptı. "Olan oldu. Bana petrol satmaya devam et." Buna Humeyni'nin akıl dolu cevabı bizi heyecanlandırıyordu. Şöyle demişti Humeyni: "Ben elbette sana petrol satacağım. Endişeniz olmasın. Ancak bir şartla. Bana petrol almak için dolar getirmeyeceksin. Herhangi bir Müslüman ülkenin parasıyla gel. İstediğin kadar petrol al."

Bu tam bir emperyalist kuşatmayı çöpe atan teklifti. ABD, dolarıyla parası pul olan bir Müslüman ülkeye gidip dolarını verecek, gazelvari o parayı alacak, sonra da petrol alacak. Bunu tüm Müslüman ülkelerin yaptığını düşünün. Doların saltanatı mı kalır Tabii bunu ABD kabul eder mi

Gel zaman git zaman İran dünyada bir şii hilali oluşturmaya çalıştı. Bunun için bazı ülkelerde kundaktaki bebekleri bile kesti.. Kasım Süleymani böyle bir cinayet şebekesinin başı idi.

Lübnan'da, Yemen'de, Suriye'de, Irak'ta İran oluk oluk kan ve zulüm ile anılıyordu. Hatta zalim Esed'i sünnilere karşı tutuyordu. "