Bu konuşmanın neresinden dinlersen dinle; bizi tarif ediyor. Bizi anlatıyor, bu ümmeti anlatıyor.
Bu zamanda bu, denize atılan taşların suları sekmesi ile oluşan dalgalar anlaşılmayacak belki, ama gün gelecek bu dalgalar kıyıları dövecek, küfrün azgın azgınlığını silkeleyecek.
Bugün için diyoruz ki, yıllar öncesinde bir şiirin sona eriş cümlesi gibi: "bahar içeri dolmada şimdi"..
Devamı yazdır.
Bu faaliyetler birer devrim niteliğinde.
İmam-ı Azama sormuşlar: "Bir insan on kişi öldürse. Babasını da öldürüp kafatasıyla şarap içse, annesiyle de zina etse, sonra da pişman olup tövbe etse bu kişi için kurtuluş var mı"
"Yoktur diyemem"demiş. "Merhametlilerin en merhametlisi Allah. Kulunun samimiyetine bakar."
BAKALIM KİMDE KALACAK
Türkiye adeta kripto yabancılarla yerli Müslümanlar elindedir. Birileri Batıya doğru çekerken birileri de Doğuya doğru çekmektedir. Batı zalimliği, inkarcılığı ile Doğu imanı boğuşmaktadır.
Son günlerde "Araplaşıyoruz, Müslümanlaşacağız derken Arap kültürüne batıyoruz"diyenler epey çoğaldı.
Maksatları böyle bir tehlikeye dikkat çekmek değil. Ortada, bu yönde tehlike de yok, lakin bir bahane üretecekler ya. Kendi gittikleri istikameti unutturup bizi aşağılamak.
Yemezler.
Bu dediğiniz tehlike ise, o dün de vardı. Osmanlı; İslam'ı Moldova'dan mı öğrenmişti Selçuklular İskandinav ülkelerinden mi Önceki Müslüman devletler nereden esinlendiler Alaska'dan mı

24