168 kişi, "90'lar" özlemiyle "ortak bildiri" yayınlamış.
Hani o, bildirilerle topluma ayar verilen, devlet dizayn edilen, millet aşağılanan o geleneğin kalıntıları, bugün kıtalar arası güç alanı oluşturan, tarihinin en saygın zamanlarını yaşayan, Avrupa savunmasından coğrafyadaki bütün savaşları ortadan kaldıracak güce ulaşan devlete, Türkiye'ye uyarılar yapmış.
168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci ve meslek odası temsilcisi...
Bu etiketler üzerinden kendilerince "iktidar" alanı inşa eden, muktedir olduklarını düşünen, etiket ve kamuflajlarla kendilerine güç atfeden ve bunu devlete, toplumsal eğilimlere karşı bir silah olarak kullanan "zibidiler", tarihi ıskaladıklarının, coğrafyayı ıskaladıklarının, dünyayı ıskaladıklarının farkında bile değiller.
SİZ SEMİRİRKEN BİZ ÖLÜYORDUK. TÜRKİYE SİZİN TARLANIZ DEĞİL.
Onların bildiği zamanlarda, bildirilerle topluma ayar veriliyor, brifinglerle devlet dizayn ediliyor, her gün Türkiye'nin güzel şehirlerinde bombalar patlıyor, ABD gazetelerinde uyarı yazıları yayınlatılıp hükümetler düşürülüyordu.
Ama bir avuç seçkinci, kibirli, oligarşik zümrenin saltanatı devam ediyor, vatan evlatları dağlarda can verirken ülkenin gücü ve kaynakları, milletin alın teri bunlara akıyordu.
"Türk vatandaşı olmak" onlar için hiçbir kimlik ifade etmiyor, Türkiye sadece yatırım yapılıp kazanılan bir "tarla" olarak görülüyordu. Türkiye yansa umurlarında olmazdı, sadece kendilerine bir zarar gelmemesi esastı.
İSLÂM DÜŞNANISINIZ ÇÜNKÜ ANADOLU İNSANI MÜSLÜMAN... GETTOLARINIZDAN ÜLKE YÖNETME DÖNEMİ BİTTİ.
Türkiye'nin değerleri, sevinçleri, acıları umurlarında bile değildi. Kendi gettolarından ülkeyi yönetiyor, milyonlarca insanı da köleleri olarak görüyorlardı.
İslâm düşmanıydılar. Çünkü Anadolu insanı Müslümandı. İslâm'ı ve Müslümanları kendileri için tehdit görüyorlardı. 28 Şubat'ta Türkiye'de daha sonra bütün dünyada "İslâm tehdidi" kavramlarının üretilip askeri bir proje olarak uygulanması bu yüzdendi.
Bizdekiler de kendilerince İslâm'la savaşıyorlar, "İslâm" olan Anadolu insanının "devlet iktidar alanı"na yaklaşmasına bile izin vermiyorlardı.
Her yaklaştıklarında darbeler yapıyorlar, iç çatışmalar çıkarıyorlar, terörü içeriden de besliyorlar, "Anadolu çocuklarının kanı" üzerinden iktidarlarını devam ettiriyorlar, ülkenin bütün zenginliklerini kendi imtiyazlı alanlarına hapsediyorlardı.
TÜRİYE'YE ZARAR VEREN HERKESLE ORTAK OLDULAR AMA ASLA BU ÜLKEYİ SEVEMEDİLER
Kimi yazar oldu, kimi sanatçı oldu, kimi gazeteci, kimi akademisyen, kimi "oda" yöneticisi oldu. Bazıları siyasetçi oldu, bazıları iş insanı oldu, bazıları general, bazıları yargı erkine girdi.
Ama hepsi, dışarıdan beslenen, Türkiye üzerindeki vesayetin devamına çalışan, karşılığında da kendilerine Türkiye içinde imtiyazlar verilen "unsurlar" olarak görev yaptı.
ABD ile ortak oldular. İngiltere ile ortak oldular. Almanya veya Fransa ile ortak oldular. Yeri geldi İsrail ajandasına göre saf tuttular, yeri geldi terör örgütleri ile gizli ortaklıklar kurdular.
Ama asla Türkiye ile, Anadolu insanı ile kaynaşmadılar, barışmadılar. Hiçbir zaman Türkiye için fedakârlık yapmadılar, bedel ödemediler.
Neymiş
MİLLİ GÜVENLİĞE MEYDAN OKUMAK... HERKESİ APTAL YERİNE KOYMAK...
Türkiye "Ortadoğu Bataklığı"na sürükleniyormuş. Devlet "Taliban"laşıyormuş. Gericiler hakimmiş. Şeriatçılıkla savaşıyorlarmış. "Siyasal İslâmcı kuşatma" varmış.
Okumaya bile tenezzül edilmeyecek, eskinin zihinsel operasyon cümlelerini arka arkaya sıralamışlar.
Bu cümlelerin devletin milli güvenliğine, coğrafya ölçekli mücadelelerine savaş açmak olduğunun, bu kavramların arkasına gizlenerek bir "iç cephe" gibi hareket ettiklerinin, yeni bir meydan okumaya giriştiklerinin farkında bile değiller.
Kendi cümlelerinin ne anlama geldiğini kendileri bile bilmeyecek kadar zihin fakiri bunlar.
SİZİ, İSLAMOFOBİ İÇİN KİM SAHAYA SÜRDÜ
İmza atanlar önemli isimler değil. Ama kendilerini darbeler çağının son temsilcileri olarak konumladıklarına, Ramazan'ın ilk günlerinde İslamofobi için sahaya çıktıklarına göre önemli.
Etiketler ve kamuflajlar üzerinden yürütülen iç bölünme tezleri yüzünden bu ülkede yüz binlerce insan büyük acılar çekti. Şimdi iç çatışma alanları kapatılıyor.
İslamofobik saldırılar yüzünden coğrafyada milyonlarca insan öldü. Şimdi bölgesel çatışma alanları kapatılıyor.

11