Bu durum, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirebilecek bir gerekçe oluşturuyor. Uzun zamandır devam eden, dışarıdan izlediğimiz "Riyad'ı çevreleme" planlarına bugüne kadar ses çıkarılmamış olması da dikkat çekici.
Çünkü BAE ve İsrail, coğrafya içi çatışma tezleri için bütün kavşaklara müdahale ediyordu. Türkiye, Mısır ve S. Arabistan'ı çevreleyip durdurmaya dönük şaşırtıcı adımlar atıyordu. Türkiye yıllardır bu tehlikeyi görüyordu. Ama S. Arabistan ilk kez tavır alıyor.
BAE ve İsrail, Yemen'de Güney Geçiş Konseyi ile S. Arabistan'ın güneyine yerleşiyordu. Sudan'da Hızlı Destek Gücü teröristleri ile Sudan'ın güneyine, S. Arabistan'ın batısına yerleşiyordu. Somaliland projesiyle Suudiler'in tam dibine yerleşiyordu.
BAE OLARAK GÖRDÜĞÜNÜZ HER ŞEY ASLINDA İSRAİL'DİR. TÜRKİYE'DE DE DENEDİLER. KARA PARA HER ŞEY DEĞİLDİR!
BAE olarak gördüğünüz her şey aslında İsrail'dir. Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, Suriye'de her yerde BAE izi taşıyan her oluşum İsrail eksenlidir. İsrail bu ülkeyi, Müslüman coğrafyanın kalbinde bir Truva Atı olarak kullanıyor.
BAE'nin daha önce de Türkiye içinde darbeleri desteklediğini, FETÖ ile birlikte hareket ettiğini, Dubai'de dönen kara para ile bu darbeleri ve savaşları finanse ettiğini biliyoruz.
Dahası bu ülke, Libya'da, Suriye'de, Sudan'da, Somali'de ve coğrafyanın tamamında Türkiye karşıtı her cepheyi, her terör örgütünü destekledi.
Sadece İsrail ile değil, Yunanistan ve Rum Kesimi ile Akdeniz ve Ege'de Türkiye'nin karşısına dikiliyor, Karabağ savaşından önce Ermenistan'ı Türkiye'ye karşı kışkırtıyordu.
TERÖR TRAFİĞİ İÇİN ORTAK ÇATI KURULUŞ KURDULAR..
Yunanistan ve Rum Kesimi ile İsrail arasındaki ortaklığı, adalara İsrail füzelerinin taşınmasını, son olarak üç ülkenin Türkiye'ye karşı "Acil Müdahale Gücü" kurarak, bölgesel terör trafiğini bu çatı altında yönetmeye başlamasını da bu bağlamda hatırlayalım.
Gazze'deki soykırımın en büyük destekçisi de BAE oldu. Bu olaydan sonra Türkiye ile İsrail arasında savaşa dönüşebilecek cepheleşmede BAE'ye çok daha keskin roller yüklendi.
İsrail Somaliland'i tanıdı, BAE oraya silah taşımaya başladı. Coğrafya parçalanmasına dönük tüm küresel politikaların merkezinde bu ülke var.
BÖYLE DEVAM EDERSE BAE AYAKTA KALAMAZ.
Kendi müttefikini bile sırtından bıçaklayabilecek bir ülkenin, sadece para ile her şeyi yapabileceğini sanması, bir akıl tutulmasıdır. Sadece İsrail eksenli politikalarla ayakta kalacağını sanması büyük bir aptallıktır. Muhtemel bir saldırı sırasında İsrail'in BAE'yi koruyacak gücü de yoktur, niyeti de. Yolunu şaşırıp Dubai'ye düşebilecek tek bir füze, BAE efsanesini de bitirir, İsrail'i de hareketsiz bırakır.
İSRAİL VE BAE BİR ZAMANLAR İRAN'IN YAPMAYA ÇALIŞTIĞI ŞEYLERİ YAPIYOR..
S. Arabistan şunu gördü: Bir zamanlar "Şii Hilali" üzerinden İran'ın yapmaya çalıştığı şeyi BAE, İsrail için yapıyordu. Riyad büyük bir ihanete uğruyordu.
Ve bu tehlike, doğrudan müdahaleyi zorunlu kıldı. Eğer BAE geri çekilmeyi kabul etmeseydi, S. Arabistan'ın bu ülkeye saldırısı normalleşecek ve gerçekleşebilecekti.
Peki BAE bundan sonra bu işlerden vaz mı geçecek Türkiye'yi, S. Arabistan'ı, Mısır'ı tehdit eden girişimlerinden geri mi çekilecek İsrail eksenli hareketi bırakacak mı Hiç sanmıyorum. Belki daha sinsice, belki daha sofistike başka bir akılla devam edecek. Çünkü bu planlamaları yapan kendileri değil, İsrail ve ABD'deki İsrail aşırı sağıdır.
"YAHİDE KABİLESİ" TASFİYE EDİLECEK. 2. DÜNYA SAVAŞI'NDAN KALMA BİR "GARNİZON".
O zaman İsrail'e bakmak daha doğru olacak. Bu ülke Gazze soykırımı ile dünyayı kaybetti. Şimdi bölge içinde yeni müttefikler, yeni düşmanlar haritası çiziyor.
İsrail bir "Garnizon"dur. 2. Dünya Savaşı sonrası ABD ve Avrupa'nın coğrafyayı yönetmek için kurduğu "askeri üs"lerden biridir. Devlet değildir, örgüttür, askeri birimdir. Ama artık bu "Garnizon"un ömrü bitti. "Yahudi kabilesi" üzerinden yürütülen projenin sonuna gelindi. ABD ve Avrupa için yük haline geldi.
Küresel ölçekte yeni güç dağılımı, Batı'nın tek yanlı düzenini bitirdi. Öyleyse Batı'nın dünya ile ilişkilerinin iyi seyretmesi için İsrail'in tasfiye edilmesi gerekiyor. Şu an ABD'nin ve Avrupa'nın bizim coğrafya ile ilişkilerini rehin almış durumda ve bu sürdürülebilir değil.
Ama o, kendine yeni stratejik değerler üretme çabası içinde. Batı için savaştığına dair inanılmaz abartılı söylemler kullanıyor. Batı bunu yer mi, bu oyuna gelir mi bilinmez ama İsrail yüzünden küresel ölçekte sürekli güç kaybedecekleri biliniyor.
"KABİLE DEVLETİ"NİN YENİ PLANI: ÖRGÜTLERDEN VE DEVLETLERDEN YENİ KORUMA HALKASI KURMAK.
Bu "kabile devleti" şimdi aklı sıra, BAE'yi, terör örgütlerini, bazı etnik çevreleri ayartarak, bölge içi yeni bir güç haritası oluşturmaya çalışıyor.
Bunu yaparken de temel amaç olarak, Türkiye, S. Arabistan, Mısır ve İran'ı zayıflatmayı esas görüyor. Aksi takdirde bu harita çalışması hiçbir işe yaramayacak.
İsrail, kendine çok yakın çevredeki tüm güçlere saldırırken, daha uzakta bir güvenlik kalkanı kuruyor.
Basra Körfez'nde BAE'yi, Suriye'de YPG'yi, Yemen'de BAE'ye bağlı güçleri, Somali'de Somaliland'i, Sudan'da Hızlı Destek Güçleri'ni, Akdeniz'de Rum Yönetimi'ni, Ege'de Yunanistan'ı kullanıyor.

4