İsrail ve ABD'nin İran'a saldırısıyla başlayan savaş, birçok ülkenin güvenlik politikalarını, ezberlerini, askeri stratejilerini sıfırladı. Savaşın en yıkıcı etkilerini yaşayan Körfez ülkeleri, kendilerinin nasıl da savunmasız kaldığını dehşet içinde anladı.
Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı Avrupa'nın savunma hesaplarını sıfırlamış, büyük bir paniğe yol açmış, ABD korumasının aslında bir illüzyon olduğu ortaya çıkmıştı.
Kendilerini dünyanın merkezi gören Avrupa ülkeleri, bir anda dünyanın taşrası olduklarını, birçok ülke olağanüstü geleceğe hazırlanırken kendilerinin nasıl uyutulduğunu fark etti.
Şimdi aynısı, belki çok daha yıkıcı olanı Körfez ülkeleri yaşıyor.
KORUNAN ONLAR DEĞİL, İSRAİL MİŞ! İSRAİL'İ KORUMAK İÇİN HARAÇ ÖDÜYORLARMIŞ!
İsrail/ABD-İran savaşı çok daha ürkütücü bir gerçeği ortaya çıkardı. On yılardır ABD korumasında olan Körfez ülkeleri, aslında on yıllardır kandırıldıklarını, koruma altında olanın sadece İsrail olduğunu, kendilerinin de İsrail'in güvenliği için kullanıldıklarını, ABD'nin kendilerine bunun dışında bir stratejik değer yüklemediğini fark etti.
Bu ülkeler, İsrail'in çıkarlarına göre konumlandırılırken, güvenlik içinde olduklarına dair bir illüzyonla kandırılmış, bu çerçevede trilyon dolarlık kaynakları yıllarca talan edilmişti.
Şimdi anladılar ki, korkunç zenginliklerini ABD'ye akıtırken kendilerini değil, İsrail'i koruyorlarmış, üstelik bunun için ile ABD'ye haraç ödüyorlarmış.
BİR DE "İSRAİL İÇİN SAVAŞIN" DİYORLAR.
Elli yıldır ABD'ye para verdiler, şimdi füzelerle vuruluyorlar, ABD onları korumuyor ve rezil olmalarını seyrediyor. Bununla da kalmıyor, hala "İsrail için İran'la savaşın" baskılarına maruz kalıyorlar.
Bu ülkeler, kurulduklarından bu yana böyle bir şok yaşamadı.
Ekonomileri mahvoldu, itibarları yok oldu, güvenlikleri sıfırlandı, zenginlikleri işe yaramaz hale geldi, şimdi de savunmasız halde kaldılar.
Başkentleri vuruluyor, askeri üsleri vuruluyor, petrol tesisleri vuruluyor, büyük enerji şirketleri ve onlara zenginlik katan tesisleri vuruluyor. Körfez ülkelerin kırk yıllık bütün güvenlik tezleri bir hiç oldu.
KÖRFEZ ÜLKELERİ, ARAP ÜLKELERİ NE YAPMALI!
Öyleyse bu şoku radikal, çok güçlü bir kararla ödüllendirme, fırsata çevirme zamanı gelmiştir. Körfez ülkeleri, ABD korumasından, vesayetinden, İsrail'e yanlama politikasından acilen vazgeçmeli.
İran'dan sonra hepsi hedef olacak, bu artık açık hale geldi. Öyleyse, bağımsız, kendi varoluşunu inşa eden bir döneme hızla geçmeli.
Kendi askeri altyapısını kurmalı. Satın almaya değil, üretime yönelmeli. Güçlü ordular oluşturmalı, zenginliklerini ülkenin geleceğini güvenceye alacak şekilde yeniden yapılandırmalı. Kendi coğrafyasına dönmeli, Batı başkentlerinde aşağılanma dönemini artık kapatmalı.
ORTAK "SAVUNMA KALKANI" KURULMALI. HEM DE HEMEN!Körfez ülkeleri, Türkiye ve Pakistan gibi ülkelerle "acilen" ortak savunma kalkanı inşa etmeli. Nükleer güç olma dahil, ortak hava savunma kalkanı, ortak ordu, istihbarat ortaklığı, savunma yatırımlarında ortaklıklar acilen harekete geçirilmeli.
Basra Körfezi ve Kızıldeniz gibi olağanüstü haritalara sahip olmanın idrakine varmalı. Körfez ülkeleri coğrafyanın nasıl bir silah olduğunu keşfetmeli.
ABD ve İsrail'in dayattığı yapay koruklara göre pozisyon alıp, bir daha bugünkü durumlara düşmemeli. Zenginliğin verdiği kibri bırakıp gerçek dünyaya dönmeli. Sömürge ülkeleri görüntüsünden derhal kurtulmalı.
UYANMAK İÇİN DAHA NASIL BİR DERS ALMANIZ LAZIM!
İran'dan ders çıkarmalı. On yıllardır ambargo altında bir ülkenin, askeri gücünü nasıl artırdığına, savunma silahları ile İsrail'i nasıl zora soktuğuna, ABD ile nasıl mücadele ettiğine bakmalı.
Yarın kendilerine yönelecek tehditler gerçektir ve bununla nasıl mücadele edeceklerine şimdiden karar vermeli.
Bugün uğradıkları saldırı İran'ın düşmanlığından çok ABD ve İsrail'e ev sahipliği yapmalarından kaynaklanıyor. Bu ülkeler bugün ABD ve İsrail yüzünden bedel ödüyor. Onlar bu bedeli öderken ABD onları korumak için hiçbir şey yapmıyor, yapamıyor. Bu ülkeleri uyandırmak için daha ne olabilirdi!
BU İŞ, İNSAN IRKINI TEHLİKEYE ATACAK BİR DELİLİĞE DÖNÜŞTÜ.
Üç haftadır devam eden savaş bütün dünyayı şaşırttı. Kimse İran'dan böyle bir çıkış beklemiyordu. Vurulmuş, hırpalanmış, bölgede ve içeride zayıflatılmış İran, son bir saldırı ile çökertilecekti.
Ama tam tersi oldu. İran'ı tasfiye etmeye çalışan İsrail neredeyse kendisi tasfiye olmakla yüz yüze geldi.
Artık İran füzeleri, İsrail içinde nokta hedefleri vuruyor bölgedeki ABD tesislerini inanılmaz isabetle vuruyor, iki ülkeyi kör ediyor, çaresiz bırakıyor. Tanrılaştırılan ABD ve İsrail gücünün sınırlarını ve zaaflarını dünyaya gösteriyor.

3