Metropol Düşmanı
Şehirler ahlaksızlığın ve fitnenin kaynağıysa, bu yazının kendisi de şehir merkezli medyada yayılan nefret söyleminin mi bir parçası?
Yazar, büyük şehirleri ahlaki çöküş ve fitnenin merkezi olarak görerek insanları Doğu şehirlerine göç etmeye çağırmaktadır. Bu çağrı, seküler yaşam biçimini İslami değerler üzerinden eleştirme ve belirli grupları (Yahudiler, Amerika vb.) hedef alma biçiminde ortaya çıkmaktadır. Ancak dini söylemin hoşgörüsüz ifadeler içermesi, bölgesel ayrımcılığı meşrulaştırmaz mı?
Ankara kapatılsın dedim.
Diyarbakır'ı da mı bozmak istiyorsun dediler.
Metropoller de diyorum bayım...
Renkleri dahi çalmışlar...
Kelimelerinin tamamı bize ait olmayan tüm cümleleri reddediyorum.
Eminim. Sorulsaydı...
O gökdelenlerin içerisine diri diri gömülen kız da reddederdi.
Diri diri... Hatta belki gömülmeyi dahi reddederdi.
Ben ölen her şiirin varisiyim. Sen de öyle Münteha...
Besmele ile başlıyorsak anne sütüne...
Allah'ın; Roma'dan daha büyük olduğuna inanıyorsak...
Tüm akademik kaygılarınız Rasulûllah'ın ayağının altındadır.
Eğilip bükülmeyi, onlar gibi gömülmeyi reddediyorum.
Zor günümde yanımda olmayan süslü kafeleri reddediyorum.
Taziyelerde dağıtılamayacak olan Amerikanoyu da reddediyorum.
Kahrolsun Yahudiler ve kahveleri! Yaşasın Mırra!
Metropolde de ölsen,
Kaç kuşun derdini dinlediğini sorarlar.
Aynaya baktığında görüp göremediğini...
Sevmeyi sevip sevemediğini... Hayatına geleni gideni...
Aldıklarını verdiklerini... Söylediklerini, gizlediklerini...
Araba modelinle yahut yazlığın ile ilgileneceklerini sanmam.
Alnındaki secde izini hesaplarlar.
Ramazan'da tutuyormuş gibi yaptığın oruçları...

2