Hakikate dair son sözler

Yazı, Necmettin Erbakan'ı savunurken aslında insanın kendi nefsiyle savaşması gerektiğini söylüyor; peki halkın sosyal ve siyasi meselelere çözüm bulma sorumluluğunu ruh arınması ile değiştirmek gerçekçi midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, dini ve tasavvufi bir dille insanların dünyevi çatışmaları bırakıp ruhsal ıslahına yoğunlaşması gerektiğini iddia ediyor. Bu çerçevede Erbakan'ı eleştirenleri taviz veren ve batıl değerlere alet olanlar olarak niteliyor. Ancak toplumsal sorunların kişisel maneviyatlaştırılması, kolektif mücadelenin gerekliliğini göz ardı etmesine neden olmaz mı?

Evlatlarım...

Önce Kur'an ve sünneti,

Sonra yakın adres, Necmettin Erbakan Hocamı anlamaya çalışın.

O da hatalı bir kuldur. Helvalaştırmayasınız mevzuyu...

Tarih boyunca Allah için var olan herkese ve her şeye saygı duyar Erbakan Hocamız zaten... İpin ucudur... O anlamda...

Tek bir dünya vardır canlarım...

Kurtarılması gereken tek bir dünya...

Rengi mavi değildir.

Mavi olan kurtarılamamak için yaratılmıştır. Hatları karıştırıp ziyan etmeyesiniz ömrü... Milyonlarcası gibi... Milyonlarca sonuç odaklı tavizkâr ahmak gibi... Kurtarılamamak üzere yaratılanı kurtarmaya çalışırken yolu mundar etmeyesiniz...

Evlat!

Kurtarılması gereken tek dünya senin...

Kurtarılması gereken tek dünya sensin...

Senin kalbindir yegâne varoluş sırrı...

Bir rüya gibi düşün... Gördüğün, duyduğun her şey sadece senin için var ve sadece senin imtihanının bir parçası...

Senarist sensin!

Yazmak ile mükellef olduğun sadece senin kaderin...

An'ı geri getiremezsin.

Sensiz de doğar güneş...

Sen yokken de açar mor menekşeler... Mis kokulu sümbüller...

Sen varken de mazlumlar ölür. Sen yokken de doğar kahramanlar...

Haydi diyelim mahalleyi değiştirdin...

Mahallenin çehresini değiştirecek olan yine senin değiştirebildiklerin... Yine mevzu sensin...

Dert etme sayılı nefesi... Hele onu ayarlayan sen hiç değilsin...

Hiçsin aslında... İş ki manayı kavramak da... Onun varlığında yok olmaktır hiç olmak...

Ey bre gafilin oğlu...

Mevzu sensin dedik diye kendini bir halt sanma!

Seni yaratana yaranmak için kurguladığımız felsefeyi... Kendi ilahlığına yorma...

Unutma hiçbir zaman... Her an ölebilirsin...

Geriye iki şey kalır...

Bir cansız cesedin... Bir de amellerin...

Onlar desinler diye değil ama...

Allah razı olsun desinler ardından...

Birileri kalsın senin için el açan...

Eser bırakmalısın...

Ya bir çeşme... Ya bir bahçe... Ya bir evlat...

Ya da çeşmeler... Ya da bahçeler... Ya da evlatlar...

Değmeli yaşadığına...

Canlar! Canlarım!

Net olun... "Emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun!"

Taviz verene selam vererek kendinizi tehlikeye atmayın...

Taviz verene hürmet ederek, tavizi meşrulaştırmayın...

Taviz verenleri adam yerine koyup da Muhammed Mursi'nin kemiklerini sızlatmayın!