Nur Talebeleri ve meşveretler

İstişare Kur'ânî bir düsturdur. Bir ayette Peygamber Efendimize hitaben "Ey Muhammed! (asm) sahabîlerinle (vahiy olmayan meselelerde) istişare yap", 1 diğer bir ayette "Onlar Müslümanlar, işlerini aralarında meşveretle yaparlar" 2 buyrulur. Hz. Peygamber (asm): "(Ehli olanlarla bir iş hususunda) meşveret eden pişman olmaz" buyurmuştur.3

Nur mesleğinin önemli bir düsturu; Nur Talebelerinin, daire içinde şahs-ı manevî'nin tecellî ettiği meşveret zeminlerinde alınan kararlarla iman ve Kur'ân hizmeti yapmalarıdır. Meşveretler ortak aklı ifade ederler. Bir şahıs, -dahi de olsa- hizmet meselesinde cemaat adına tek başına alacağı kararların isabetli olması zordur.

Hakikî, samimî bir ittifak anlayışıyla bir araya gelip hizmete müteallik bir mevzuyu görüşen on müttehit adamın her biri meseleye yirmi gözle bakar, onu on akılla düşünür, yirmi kulakla işitir bir tarzda manevî kıymet ve kuvvetleri olur.4 Bunların ihlâs niyetiyle aldıkları kararın isabetli olması kuvvetle muhtemeldir.

Üstadımız Bediüzzaman, bir lâhika mektubunda "Bundan sonra her meselede emir, Risale-i Nur'un şahs-ı manevîsini temsil eden has şakirtlerin ve sizlerindir. Benim de şimdi bir reyim var"5 buyurmaktadır. Başka bir mektupta Nur Talebelerinin Meşveret-i şer'iye ile reylerini teşettütten dağınıklıktan muhafaza etmelerini6 istemiştir.

Kaldı ki Nur mesleğine sadık bir Nur Talebesinin bir vasfı "demokrat" olmaktır. Hakikî demokrat olan bir kişinin özelliklerinden biri; demokrasiye uygun yapılan bir istişarede alınan karaları kabullenip onlara uymasıdır. Bir Nur Talebesi de, -görüşünün aksine sonuçlansa da- usule ve hakkaniyet ölçülerine uygun yapılan bir meşveretin sonunda ortaya çıkan kararları kabullenip hazmeder, onlara sahip çıkıp uygulanmasına çalışır.

Meşveret kararlarına hürmet göstermeyip onları istişare zeminleri haricinde ulu orta yerde, değişik sosyal gruplarında, sosyal medya gibi yerlerde tenkit etmek, o kararları alanları tezyif etmek, hakikî bir Nur Talebesine yakışmaz. Bu durum daire içinde uhuvvet ve tesanüde, birlik ve beraberliğine zarar verir, hizmet şevkinin zayıflamasına yol açar.

Bu kabil davranışların sergilendiği yerlerde ihlâslı, sağlıklı ve başarılı bir iman hizmeti yapılması çok zordur. Zira birbirleriyle boğuşanlar müspet hareket edemezler. 7 Bu durum zındıka komitesinin Nur talebelerinin ittihat ve tesanüdünü bozma planına hizmet etmiş olur. Üstadımızın bu kabil davranışları yapanlardan çok rahatsız olduğunu hatıralardan öğrenmekteyiz.