İbrahim Daş

İbrahim Daş

Korkusuz
Gündem 192 yazı 0 takipçi

İlk kurşun!

Tarihin tekerleğinde 300 Spartalı ve Persler!

1962 versiyonu çok daha gerçekçidir! Persler ile Yunanlılar arasında yaşanan savaşı anlatan film, Yunanistan'da, gerçek mekanlarda çekilmişti. ABD'li, çizgi romancı ve yönetmen Frank Miller; 300 Spartalı'nın, bu versiyonunu daha çocukken izlediğini ve hayatının değiştiğini söyleyecekti. Başrolde Richard Egean oynadığı film, o yıllarda soğuk savaş i

Zemheride göçenler!

Ocak, birçok milli önderi ve milli insanımızı kaybettiğimiz aydır. Sinema dünyasından Ayla Algan, Fatma Girik, Ayşen Gruda, Münir Özkul, Süheyl Eğriboz, Tuncer Sevi, Öztürk Serengil, Nubar Terziyan aklıma ilk gelenler... Safiye Ayla, Muzaffer Sarısözen ve Kazancı Bedih ise müziğimizdeki değerler... Dünya güzelimiz Keriman Halis Ece! Futbolda Lefter

İnönü'nün 1916 Suriye Defteri!

Suriye'deki gelişmeler, 1905'te Mustafa Kemal'in daha kurmay Yüzbaşı iken Suriye 30. Süvari Alayı'na atandığını hatırlattı! II. Abdülhamit dönemiydi. Milletin öz evlatlarının baskılandığı, İngilizlerin ve işbirlikçilerinin baş tacı edildiği dönemdi! Bir şeyler yapmalıydı! Vatanın bütünlüğünü korumak için o günün parlamenter rejimi olan Meşrutiyeti

Tarihin tekerleğinde İzmir Müdafaa-i Hukuk!

Osmanlıda 1860 sonrası vilayet sistemine geçilmişti. Yönetimin merkezi olan İstanbul başta olmak üzere Selanik, İzmir, Bağdat, Şam, Musul, Beyrut ve Cidde en büyük şehirlerdi. I.Dünya Savaşı sonrası Osmanlı yenilince Mondros Mütarekesi ile işgalin kapısı açılmıştı. Osmanlının Anadoludaki büyük şehirleri olan İstanbul ve İzmir fiili olarak işgal edi

İşgal öncesi İzmir

İttihat Terakki, Çanakkale ve İstanbul boğazlarının savunmasında, büyük şehirlerin başında gelen İzmir ve bölgesinde ciddi hazırlıklar yapmıştı. Bugün Ege Denizi denen, dün Mustafa Kemal Atatürk'ün "Akdeniz" dediği Balıkesir, İzmir, Aydın ve Muğla sahil yerleşimlerindeki, Rum nüfusu dikkate alarak bir çalışma yapılmıştı. O günlerde Rum nüfusu, bugü

Nemrut Mustafa, Berzenci ve mağarası!

1912'de Balkanlardaki Bolayır Meydan Savaşı sonrası emekli edilmişti. Dönemin MİT'i olan "Teşkilat-ı Mahsusa"da da görev alan Mustafa Yamulki, 16 Aralık 1918'de kurulan "Divan-ı Harb-i Örfi Mahkemesi" üyeliğine atandı. Bu özel yetkili mahkemenin kuruluş gerekçesi Ermeni tehciri kararının yargılanması idi! Damat Ferit döneminde de mahkemenin başkanı

İstanbul'daki son günler!

1919'da İngilizler, Vahdettin'i koruma altına aldığını ilan etmişti. "Bozkurt" kitabı ile tanınan H.C. Armstrong, "Türkiye Nasıl Doğdu" adlı eserinde bunu belgeleri ile yazıyordu! Artık Vahdettin'in bir korkusu kalmamıştı. Etrafına Meşrutiyet düşmanı kim var ise topladı. Özel yetkili mahkemeler oluşturmasına da bir engel kalmamıştı! Şimdi sırada Da

Mustafa Kemal İstanbul'da!

İttihat Terakki'nin önderleri Talat, Cemal ve Enver Paşalar, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'u terk etmişlerdi. Savaşın kaybedilmesinin sorumlusu olarak görüldüklerini anladıkları anda, bu kaçış gerçekleşmişti. 8 Ekim 1918'de Talat Paşa Hükümeti istifa ettirilmiş, yerine Ahmet İzzet Paşa Hükümeti kurulmuştu. İttihat Terakki liderleri

İstanbul işgal altında!

13 Kasım 1918'de İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan savaş gemileri Çanakkale'yi geçtiler! Dolmabahçe Sarayı'nı ve Osmanlının o zamanki parlamento binasından görülecek şekilde demir attılar... Ünlü Yunan iş adamının adını taşıyan Averof dahil 55 gemiden oluşan işgal donanması, Mondros Mütarekesi'ndeki İngiliz yalanını ortaya koymuştu! Mütarekeyi imz

I. Dünya Savaşı fetvaları

28 Temmuz 1914'te başlayan I. Dünya Savaşı, en büyük Müslüman nüfusa sahip iki imparatorluk arasında yaşandı! Müslümanların halifesinin yaşadığı Osmanlıdan, bir cihat fetvasının verilmesi normal bir şeydi. İngiliz emperyalizmi boş durmamıştı. İngilizler Osmanlıdan sonra en fazla müslüman nüfusa sahip devletti. Hindistan, Pakistan ve Afganistan dahi

Tarihin tekerleğinde I. Dünya Savaşı başlıyor!

Tarihin tekerleğinin geldiği nokta I. Dünya Savaşıdır. Her ne kadar I. ve II. Meşrutiyet, yönünü o günün ilerici Batısına dönmüş olsa da hemen hemen hepsi millici kadrolardır! Bu millicilik ve milliyetçilik etnik temelde Türkçülüğe dayanmamaktadır. Osmanlının yerüstü ve yeraltı kaynaklarını, emperyalistlere kaptırmayı istemeyen bir ideolojiye dayan