İktidarın erişemeyeceği yerde muhafaza ediniz!

Vaktiyle, memleketin birinde, mesleğe yeni başlayan acemi bir hemşire, almış kucağına küçük bir çocuğu, ufaklığı yukarı aşağı, sağa sola çalkalamaktadır.

Bunu gören doktor, hemşireye çıkışır ve "sen ne yapmaya çalışıyorsun" diye sorar.

Hemşire, "çocuğa ateş düşürücü şurup vermemi söylemiştiniz ya, şurubu bir güzel içirdim. Fakat gelin görün ki şurubu içirmeden evvel şişesini çalkalamayı unutmuşum, ben de şimdi çocuğu çalkalıyorum..."

Bugünkü köşe yazımız, aç karnına içildiğinde mideye dokunan şuruplar hakkında olacak.

Sırbistan'da geçtiğimiz günlerde yapılan seçimlerde, mevcut Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, yeniden seçilemedi ve böylece 12 yıllık Vucic iktidarı son buldu.

Vucic'in seçimi kaybetmesinin ardından, Sırbistan Devlet Televizyonu RTV, şu özür mesajını yayınladı:

"Yıllarca görevimizi yerine getiremedik. Sessiz kaldık, göz yumduk, olayları tek taraflı bildirdik ve gerekli soruları sormadık. Bunun için izleyicilerimize bir özür borçluyuz."

RTV'nin genel yayın yönetmeni ise istifa etti.

Benzer bir özür; Victor Orban iktidarının sona ermesinin ardından, Macaristan Devlet Televizyonu tarafından yayınlanmıştı.

İş işten geçtikten sonra edilen tevbe ve dilenen özür ne kadar samimidir ne kadar kıymetlidir tartışılır. Devran değişince dilenen af, özür sahibini birtakım yaptırımlardan koruyabilecek midir, şüpheli...

O halde bu ibret verici hadiseden ders çıkarmak lazımdır.

Özerkliği ve tarafsızlığı hem anayasa hem de kanun ile düzenlenmiş TRT, maalesef yıllardır AKP'nin medya kuruluşu gibi yayınlar yapıyor.

Muhalefetin meziyetlerine kışlık yorgan örten TRT, iktidarın icraatlarını ise üstü açık yatırıyor, sergiliyor. Sıra muhalefetin kusurlarına gelince, gerçekler de birazcık çarpıtılıyor.

Mesela, TRT Ana Haber Bülteninden hemen sonra yayınlanan, "iddiaların aksine" isimli bir program var.

Bu programda her akşam, muhalefetin iktidara attığı iftiralar(!) TRT tarafından "iddiaların aksine" denilmek suretiyle yalanlanıyor.

Önceleri ismi "doğrusu ne" olan bu programın, zaman içerisinde isminin, "iddiaların aksine" şeklinde değiştirilmesi de manidar. Her neyse.

Yine TRT'nin verdiği haberlerde; muhalefet parti liderlerinin demeçleri, "iddia etti" denilmek suretiyle verilirken, Cumhurbaşkanı ve arkadaşlarının beyanları ise -peşinen doğru kabul edilerek- "söyledi" şeklinde sunuluyor. Örnekler çoğaltılabilir.